Artık benim de örgütüm var! Yaşasın CBHEÖ! 
Üzülürdüm; “yahuuuu milletin bi kaç tane örgütü var, benim bir tane bile yok” diye, hatta adı sanı çok duyulmamış herhangi bir örgütün üyesi olanların verdiği demeçleri görüp ‘adamın örgütü var, yazıyor konuşuyor, bizde örgüt mü var konuştuklarımız dinlensin yazdıklarımız okusun’ diye şikayet ederdim.
19.12.2018

Hilal NESİN

Hep üzülürdüm; “yahuuuu milletin bir değil, bi kaç tane örgütü var, benim bir tane bile yok” diye, hatta adı sanı çok duyulmamış herhangi bir örgütün üyesi olanların verdiği demeçleri görüp ‘adamın örgütü var, yazıyor konuşuyor, bizde örgüt mü var konuştuklarımız dinlensin yazdıklarımız okusun’ diye şikayet ediyordum. Örgüt yoksulu olmak başka yoksulluklara benzemez, mesela, bir örgütün yoksa ortalıktasındır ve seni her an kendi istedikleri bir örgütün üyesi yaparlar, hatta adını ilk kez duyduğun örgütün faal bir üyesi olduğunu duyduğunda açarsın Google bakarsın bağlı olduğun örgüt ne yaparmış, ne edermiş, başı sonu kimmiş diye. Devletinin sana yakıştırdığı örgütleri beğenmeme lüksün de yoktur. Hadi ordaaan sende, koca devlet gece gündüz uğraşmış sana uygun örgütü bulmuş, ne yani ‘olmaz beğenmedim iki beden büyüğü yok muydu’ mu diyeceksin? Hoş desen kaç yazar? Senin örgüt seçme hakkın olmaz devlet baban gönül mönül dinlemez çekip zorla verir seni o örgüte. Ben de zorla verilmeye çalışanlardanım, beni de kafalarından geçirdikleri her hangi bir örgütün üyesi yapmak istediler ama başaramadılar, kendilerine; “hoooop beni üyesi yapıp vereceğiniz örgüt daha anasının karnında oluşmadı” dedim. 

Derken bir sabah polisin kapımı çalmasıyla örgütümü öğrendim CBHEÖ (Cumhurbaşkanına Hakaret Edenler Örgütü) nün en faal üyelerinden biriymişim ve davalık olmuşum. Meğer ben uyurken oluşturulmuş örgütüm.

Yok yok üzülmedim, kızmadım da kırılmadım da, bilakis mutlu oldum, artık benim de bir örgütüm var, hem öyle böyle bir örgüt değil, bu örgütün hiçbir üyesi diğerini tanımıyor, bizi bir arada görmek neredeyse imkansız. Öyle ahım şahım eylemler yapmamışız, herkes gibi sokağa çıkma zamanında çıkıp sonra tıpış tıpış evimize gelmişiz. Anlayacağınız örgütü olmayan insanlardık ama iş değişti arık biz de varız hem de öyle böyle değil, sayımız oldukça fazla. Sadece  2017'de 20 bin 539 kişi CBHEÖ üyesi olmuş. “Haydeeee” desek parti kursak ciddi oy alırız. Zira göstermeseler de sevenlerimiz de çok fazla. Sağcı, solcu, orta yolcu, dinli-dinsiz, ocu-bucu-şucu, çaycı, fırıncı, bizim örgütte olmayan meslekten yok, zenginimiz çok, yok yani gelir durumumuz da ehhhh iştelerin altında. Tabi yemeye ekmek bulamayanlardan daha iyi durumdayız ama onlar böyle bir örgüttün varlığından haberdar değiller onlar zaten kendilerinden de haberdar değiller. 

Bizim anlı şanlı örgütümüze maddi manevi sosyal baskı olmasa biz bırakın parti kurmayı devrim bile yaparız. Mesela tavuğu çalınan çiftçi “hırsızzzz” diye bağırsa soluğu karakolda alıyor, hemen zabıt tutuluyor hemen anında  CBHEÖ üyesi yapılıyor. Vatandaşın biri; “yalancı seniiii” diye orta yere bağırsa hemen CBHEÖ üyesi olur. Kadının bir “laaa gelme üzerime üç çocuk doğurmuyom, çok istiyosan sen doğur” dese hemen CBHEÖ üyesi olur. O kadar kolay ki bizim örgüte üye olmak, isim vermemize gerek yok “katillll” diye bağır bizim örgüttensin. “1000 oda, 3000 koruma” dersen, “milli gelir talancısı” dersen tamam, sen örgüttün elebaşısın. Emine dersen, Bilal dersen, damat dersen sen bizim örgüttensin, çıkman aklanman imkansız. Molotof kokteyli atmadan, dövmeden sövmeden, yakıp yıkmadan bizim örgüte en kısa yoldan üye olabilirsin. Malının reklamını yapan işportacı gibiyim, farkındayım ama inanın ben o örgütün en faal üyesiyim diye de demiyorum, ama en karizmatik örgüt bizimkisi. Slogansız tek örgüt bizim örgüt, bu yüzden bozuk megafon bağırma gereği de duymuyoruz. Haaa bizim içeri atılmadığımızı zülüm görmediğimizi sanmayın, iki laf ettik mi işsiz aşsız, yersiz yurtsuz kalıyoruz. Alın işte ben, işsiz kaldım, yurtsuz kaldım, aşsız kaldım ama dilim hala pabuç hamdolsun. İçeri giresim gelmedi çıktım yurdumdan dışarı, hoş bilsem yurdumda adalete var hukuk tıkır tıkır işliyor çıkar çatır çatır konuşurdum çıkmazdım fakat olmayan adalete sığınmak mağarada günlerdir aç bekletilen aslanlara sığınmak gibi olurdu. Anlayacağınız bizim üye sıkıntımız da yok, otobüste konuşamıyorsun kurduğum cümlenin içinde geçen Tayyip  Erdoğan Recep varsa sen yanına ek olarak birkaç sözcük koyarsan şoför ya da yanında oturan bunu duyarsa hooop ilk durakta polis gelir. Oldun mu bizim örgütün üyesi, evinin balkonunda, okulda sıranda, pazarda, orda burda  “bu pahalılık ne” mi dedin hooop oldun bizim örgütün üyesi. Örnekleri siz çoğaltın yormayın beni.

Örgütüm diye böbürlenmiyorum, Allah inandırsın üyelerimizin içinde neredeyse diplomasız yok, bir de öyle haya beye sözler eden de yok. Merkel’in verdiği silahlardan daha etkili kalemşörlerimiz var, iki cümle sıkıyor ahhaaa Receb’in uykuları kaçıyor. Bazılarımız orantısız zeki, mizahı yalamış yutmuş, sindirip dışarı atmış kokusu sarayı sarıp sarmalamış, Emine sarayı havalandırıyor. Övünmekte haklıyım bizim örgüt diğer örgütler gibi masa başında birbiriyle de didişmeyi sevmez, dedim ya bir çoğumuz haberdar değiliz birbirimizden hatta didişecek masamız bile yok.

Bağımsızlığını ilan etmiş kalemşörleriz, eskilere göre bizler dil otu yemişiz, dilbazız. Bizle baş etmek kolay mı? Tabi bizim de içimizde çürükler var, yazdığını “yazmadım” söylediğini “söylemedim” diyenler var, hatta bir ara bizim örgütün en faal üyesi Soylu ile Kurtulmuş’tu, bakın ben onlarla aynı örgüttendim onlar ettikleri lafları yaladı yuttu, daha sonra gidip laf ettikleri şahsı yalayıp yuttular. Bunlar bizim örgütün yüz karalarıydı, gitmeleri iyi oldu. Daha çok var, mesela bazı sanatçılarımız, yazarlarımız var soruşturmadan hemen sonra gidip özür dileyen; “gözüm çıksın bi da ona git öte dersem” diyen af dilenen ve affedilen susup oturan. Benden de özür dilemem; “bir eşeklik ettim” demem istendi de ben eşek olmadığımı bildiğim için özür dilemedim örgütüme ihanet etmedim.

Haaa tamam inkar etmeyeyim eşeklik yok, ama biraz delilik var, zaten şu çılgın Türklerden kaç kişi kaldık, diğerleri mi, onlar merdiven altı üretim “Osmancık Türkleri” markası ile satılıyorlar tezgahlarda, her tarafta bulmak mümkün. 

Günden güne saat başı, hatta her saniye belki de ben bu yazıyı yazarken örgütümüz CBHEÖ bir üye daha kazanmıştır. Kim bilir yine kim kendini kaybetti verdi verilesiceye veriştirdi veriştirilesiceye, aman yaaa şu üç günlük dünyada ölüm gerçeği varken gereken sözcükler cümleye dönüştürmeli, hak edene vermeli, öte dünyaya karnımızda milyonlarca kurulmuş ama söylenmemiş cümlelerle gitmemek lazım. 

Artan eksilmeyen, her dilden her telden insanın olduğu örgütümüze üye sayısı bu gidişle katlanarak artacak gibi görünüyor. Türkiye’mizde 11 milyon 985 bin 118 şüpheli varmış. Şüpheci devletimiz bakalım kaçını “terörist" ilan edecek. Şu an 11 milyon 985 bin 118 aday var. Elemeler her saat, saniye devam ediyor, yeni adaylar listeye ekleniyor. Hadiii kolay gelsin, “aman beni seçmezler” demeyin, aklı fikri başında, gerçekleri gören her insan 11 milyon 985 bin 118 kişiden biridir. 

Hilal NESİN - Müzisyen, tiyatrocu. Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürarslan Konservatuvarı'nda Türk Halk Müziği Bölümü'nden mezun oldu. Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde tiyatro eğitimi aldı. 4 yıl Aydın TV de program yaptı.

Kadın sorunlarının sahneye aktarımı ve kadınları sosyal hayatın içine almayı amaçlayan Çeşnibahar Kadınlar Tiyatro Topluluğu'nu kurdu, sanat yönetmenliğini yaptı. Çeşnibahar Müzikali'ni hayata geçirdi.

Kadın sorunları eksenli, yazıp yönettiği Koca Yasa oyununu yurt içinde ve yurt dışında sergiledi. Yazıp yönettiği Gıvır ve Pembe Gözlük Mor Ayna oyunları sergilendi. “Şeyh Bedrettin’den Bu Yana Can Yana Oratoryosu’nun” yönetmenliğini yaptı.

Antalya Muratpaşa Belediyesi Sosyal Yardım İşler Müdürlüğü bünyesinde kültür sanat sosyal projelerde yer aldı. “Koca Yasa, Şeyimin Derdi, Gevşek Vidalar, Kızınca Kıyamet, Diren Muhtar, Bir Atımlık Sen, Ademin Bademleri” isimli kitapları yayınladı.

YORUMLAR (0 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılanlardan imp-news sorumlu tutulamaz