Ruhani: ABD İran'a ekonomik savaş açtı
ABD yönetiminin İran'a yönelik yaptırımlarının 2. dalgası bugün yürürlüğe girerken, İran Cumhurbaşkanı Ruhani, “ABD, İran’a ekonomik savaş açtı” diyerek tepki gösterdi.
05.11.2018

IMPNews - ABD yönetiminin İran'a yönelik yaptırımlarının 2. dalgası bugün yürürlüğe girerken, İran Cumhurbaşkanı Ruhani, “ABD, İran’a ekonomik savaş açtı” diyerek tepki gösterdi. ABD yönetiminin İran'a yönelik yaptırımlarının 2. dalgası bugün yürürlüğe girdi. Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu düşünülen sekiz ülke, geçici olarak yaptırımlardan muaf tutulacak. Trump yönetimi, 2015'te imzalanan nükleer anlaşmayla kaldırılan tüm yaptırımları yeniden yürürlüğe koyuyor. Yaptırımların ilk dilimi 7 Ağustos'ta devreye girmişti. Bugün uygulamaya konulan yaptırımlar, İran ekonomisinin temel direkleri konumunda olan petrol ihracatı, deniz taşımacılığı ve bankacılık sektörlerini vuracak. Yaptırımlar, İran'la ticaret yapan ülkeleri de olumsuz etkileyecek.

Trump; İran’ın durumu iyi değil!

ABD Başkanı Donald Trump, yaptırımların şimdiden etkili olduğunu savundu. Trump, "İran yaptırımları çok güçlü. Bunlar, şimdiye kadar uygulamaya koyduğumuz en sert yaptırımlar. İran'la ne olacağını göreceğiz, ancak size şunu diyebilirim ki durumları çok iyi değil" dedi.

Ruhani: ABD İran'a ekonomik savaş açtı

ABD’nin yaptırımlarına tepki gösteren İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de, bugün 'Ülkemize ekonomik savaş açıldı, hedef halkımızdır' açıklamalarında bulundu. Hasan Ruhani, ABD'nin ikinci aşama yaptırımlarının devreye girmesinin ardından yaptığı açıklamada, İran'ın petrol satmaya devam edeceğini ve böylece yaptırımları deleceğini söyledi. Ruhani, "ABD ülkemize ekonomik savaş açtı" dedi. Hasan Ruhani, ekonomistlerle yaptığı ve İran Devlet Televizyonu'ndan canlı yayımlanan toplantıda, "Amerika, İran'ın petrol satışlarını sıfıra indirmek istiyor ancak biz yaptırımları delmek için petrol satmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Ruhani konuşmasında ayrıca ABD'nin yaptırımlarının ikinci aşamasının bugün devreye girmesini kastederek, "Bugün düşman ekonomimizi hedef alıyor, yaptırımların asıl hedefi halkımızdır" ifadelerini kullandı.

Bu arada Pazar günü ABD karşıtı gösterilere katılan binlerce İranlı "Amerika'ya Ölüm" sloganı attı. Gösteriler, başkent Tahran'daki ABD Büyükelçiliği baskınının 39. yıldönümü nedeniyle düzenlendi.

Tahran'da rejim yanlılarının ABD karşıtı gösterisi!

İsrail: Başkan Trump, yine başardınız! Teşekkürler

ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarının devreye girmesi, İran’ın bölgedeki baş düşmanlarından İsrail’de olumlu karşılandı. İsrail Savunma Bakanı Avigdor Lieberman Twitter’da yaptığı paylaşımda, “Başkan Trump’ın cesur kararı, Ortadoğu’nun beklediği büyük değişim. Tek bir hamleyle ABD, İran’ın Suriye, Lübnan, Gazze, Irak ve Yemen’deki siperlerine darbe indiriyor. Başkan Trump, yine başardınız! Teşekkürler” dedi.

ABD, İran'ın ihracatını sıfıra indirmeyi amaçlıyor

ABD'nin pozisyonunu son günlerde yumuşatmasına rağmen, İran'dan ithal edilen petrolün varil miktarını 0'a indirmeyi hedeflediği biliniyor. Bu da piyasalarda endişe yaratan konuların başında geliyor. 14 yıl önce başlayan Libya iç savaşından beri petrol arzında yaşanan en büyük sıkıntının baş gösterebileceği aktarılıyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yeniden yaptırım uygulayacağını açıklamasından beri, gerçekleştirilen yüklemelerde yüzde 37 azalma yaşandı.

Analistler İran üretiminde tamamen bir durmanın yaşanmasını beklemese de bir önceki ABD başkanı Barack Obama döneminde 2012 yılında uygulamaya konan yaptırımlara kıyasla Trump yönetimi altında daha ağır sonuçların yaşanacağı düşünülüyor. AFP'ye konuşan UBS analisti Giovanni Staunovo, petrol fiyatlarının yükselmesini bekleyerek, "ABD, bazı muafiyetler tanısa bile İran'dan gerçekleştirilen ithalat oranının ciddi bir oranda düşmesini isteyecek" yorumunu yapıyor.

Geçici olarak yaptırımlardan muaf tutulan ülkeler hangileri?

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Türkiye, Çin, Hindistan, Yunanistan, Güney Kore, Japonya, Tayvan ve İtalya olmak üzere 8 ülkenin İran'a karşı bugün devreye konan ikinci aşama yaptırımlardan geçici olarak muaf olacağını açıkladı. Pompeo'nun açıklamalarına göre bu 8 ülkeye İran'dan gerçekleştirdikleri petrol alımında geçici olarak muafiyet verilecek.

"Trump yönetimi altında İran bir daha nükleer silah geliştirme kapasitesine sahip olmayacak" diyen Pompeo, açıklanan yaptırımların İran ekonomisine ciddi bir şekilde zarar vermesinin beklendiğini belirtti. Pompeo, şimdiye kadar 20 ülkenin İran'dan gerçekleştirdiği petrol ithalatını kestiğini, İran'ın günlük petrol ihracatının 1 milyon varil azaldığını söyledi. Pompeo, aynı zamanda İran'ın bölgeye 'istikrarsızlık getiren bir güç olduğunu' sözlerine ekledi.

Petrol fiyatlarının yükselişi

ABD'nin İran'a karşı ikinci aşama yaptırımlarının devreye girmesiyle petrol fiyatlarındaki yükselişin sekteye uğrayabileceği belirtiliyor. Son iki yıldır yükselişte olan petrol fiyatları, İran'a yaptırımların devreye girmesiyle arzda oluşabilecek istikrarsızlık ve talepte doğabilecek darlık yüzünden büyük bir testten geçecek. Yaptırımların devreye girdiği Pazartesi günü, ABD'nin 8 ülkeye muafiyet tanıyacağı haberleriyle petrol fiyatları haftaya düşüşle başladı. Londra'da işlem gören Ocak vadeli ham petrol vadelileri 13 sent düşerek varil başına 72,70 dolardan işlem gördü. Brent petrolü geçtiğimiz hafta yüzde 6,2 düşerek dokuz ayın en sert haftalık düşüşünü gerçekleştirdi. Ekim ayı içinde ham petrolün varil fiyatı 86 dolara kadar çıktı. ABD tipi ham petrolün (WTI) varil fiyatı ise 75 dolara kadar yükseldi. Petrol fiyatlarındaki bu yükseliş, üç yıl sonra ilk defa 100 dolar seviyelerinin görülebileceği yorumlarının yapılmasına yol açıyordu. Ancak Pazartesi itibariyle ABD'nin İran'dan petrol satın alacakların peşine düşecek olması bu tabloyu değiştirebilir. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) üçüncü büyük üreticisi olan İran'ın hedef alınması, petrol arzı cephesinde büyük sonuçlar doğurabilir.

Nükleer anlaşma

2015 yılında, ABD'de Barack Obama yönetiminin iş başında bulunduğu dönemde P5+1 (BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi olan ABD, Çin, Rusya, Fransa ve İngiltere ile Almanya) ve İran arasında imzalanan anlaşma ile İran, uluslararası yaptırımların kaldırılması karşılığında tartışmalı nükleer faaliyetlerini sınırlandırmayı kabul etti. Tahran uranyum zenginleştirmede kullanılacak santifrüj sayısını anlaşmayla üçte iki oranında azaltmayı, zenginleştirilmiş uranyumunun yüzde 98'ini ülke dışına göndermeyi ve plütonyum üretim reaktörünü de çimentoyla doldurmayı kabul etti.

Ancak önümüzdeki ilk 10 yıl içinde zenginleştirilmiş uranyum biriktirmeme şartıyla, uranyum konusunda geliştirme ve araştırma yapmasına izin verildi.

Trump neden anlaşmadan çekildi?

Seçim kampanyası döneminde nükleer anlaşmadan çekileceğini vaat eden ABD Başkanı Donald Trump, göreve başlamasının ardından da "İran'la yapılan felaket anlaşmadan çekileceğim" açıklamasında bulundu. Trump anlaşmanın, İran'ın bölgedeki hamlelerini kısıtlamaması ve ülkenin füze denemelerine engel olmaması nedeniyle kötü bir anlaşma olduğunu düşünüyor.

Trump, Mayıs ayında da ülkesini "esastan sakat" diye tanımladığı İran ile nükleer anlaşmadan çekme kararı aldı. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından Mayıs ayında yaptığı açıklamada, İran'la yeni bir anlaşma yapılması gerektiğini vurgulayarak 12 maddelik şartlarını açıkladı. Bu maddeler arasında, İran'ın nükleer programıyla ilgili şartlar dışında, "İran; Hizbullah, Hamas ve Filistin İslami Cihad Hareketi de dahil olmak üzere Ortadoğu'daki tüm terörist gruplara desteğini geri çekmeli", "Şii milislerin silahsızlandırılması, tasfiyesi ve yeniden entegrasyonuna izin vermeli", "Yemen'deki Husi milislere askeri desteğini kesmeli", "Suriye'nin tamamında İran komutasında bulunan güçleri geri çekmeli" gibi İran'ın dış politikası alanına giren maddeler de yer alıyor.

YORUMLAR (0 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılanlardan imp-news sorumlu tutulamaz