Çoğunluk üzerinde baskı kuruyorlar
Ankara Üniversitesi’nde katliamları protesto eden öğrencilerin gözaltına alınmasıyla ilgili hazırlanan iddianamede, muhalif öğrencilerin ‘legal görünümlü eylemleri sayısal anlamda çoğunluğu ifade eden öğrenciler üzerinde baskı unsuru olarak kullandıkları’ ifade ediliyor.  
14.10.2018

Ahmet Tirej KAYA

IMPNews - Ankara Üniversitesi’nde katliamları protesto eden öğrencilerin gözaltına alınmasıyla ilgili hazırlanan iddianamede, muhalif öğrencilerin ‘legal görünümlü eylemleri sayısal anlamda çoğunluğu ifade eden öğrenciler üzerinde baskı unsuru olarak kullandıkları’ ifade ediliyor.  

‘Basit bir gözlemle bile görülebilir’

Cumhuriyet Savcısı Mehmet Taştan tarafından hazırlanan iddianamede, 'Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde bulunan fakülte ya da yüksek okullarda bir kısım marjinal sol grupların üniversite kampüsünü, legal görünümlü ideolojik faaliyet alanı haline getirdikleri' belirtilerek, “sayısal olarak azınlıkta olmalarına rağmen ortak hareket etmeleri nedeniyle kendileri gibi düşünmeyen düzenli şekilde eğitim faaliyetine devam etmek isteyen ve bireysel hareket eden çoğunluk üzerinde baskı ve nüfuz alanı oluşturdukları, bu durumun üniversite kampüsünde yapılacak sıradan ve basit bir gözlemle bile rahatlıkla görülebildiği” ifadelerine yer veriliyor. 

‘Rektörlük Emniyet’ten yardım istedi’

İddianamede devamla şunlar belirtiliyor: “Bu şekilde legal görünümlü eylemlerle üniversite yönetimi ve öğrenim görmek için üniversiteye giden ve buna uygun davranan sayısal anlamda çoğunluğu ifade eden diğer öğrenciler üzerinde baskı unsuru olarak kullandıkları, bu nedenle kampüste görev yapan özel güvenlik görevlilerinin bile kampüs girişinde kimlik kontrolü yapma, disiplini bozan veya suç oluşturan eylemlere müdahale hususunda yetersiz kaldığı, yaşanan bu olumsuz süreç sebebiyle rektörlüğün kampüs girişinde sağlıklı bir şekilde kimlik kontrolü yapılabilmesi, kampüsü legal görünümlü illegal afiş, yazı ve resimlerden arındırılabilmesi ve suç içerikli eylemlerle ilgili adli işlem yapılabilmesi için Ankara Emniyet Müdürlüğü’nden yardım istediği”

Olay günü polisin, rektörlüğün bu talebine istinaden kampüse girdiği ve öğrencilerin gözaltına alındığı ifade ediliyor. 

Video kaydına rağmen isimler karıştırıldı

İddianamede ‘üniversitede azınlık bir grubun çoğunluk üzerinde baskı kurduğunun sıradan ve basit bir gözlemle bile rahatlıkla görülebildiği’ni kaydeden Savcı Taştan’ın, olay delilleri arasında ‘Olay DVD'si, DVD izleme ve tespit/teşhis tutanağı’ olarak ifade edilen video belgeleri olmasına rağmen iki grup halinde gözaltına alınan öğrencilerin isimlerini karıştırması dikkat çekiyor. 

Söz konusu iddianamenin Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle açılan dava devam ediyor. 13 öğrenci görevi yaptırmamak için direnme ve 2911 sayılı kanuna muhalefetten yargılanıyor. 

Ne olmuştu?

23 Mart 2016 tarihinde “Saray’ın İstikrarı” yazılı ozalit ile son dönemde gerçekleşmiş katliamları protesto eden öğrenciler darp edilerek gözaltına alınmıştı. Bir grup öğrenci de polisin kampüse girmesini ve arkadaşlarının gözaltına alınmasını protesto ederek oturma eylemi yapmış, kendileri de darp edilerek gözaltına alınmıştı. 

YORUMLAR (0 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılanlardan imp-news sorumlu tutulamaz