Sonuna kadar barışa bağlı kalacağız
FARC Lideri Timochenko (Rodrigo London), Kolombiya hükümeti ile imzaladıkları barış antlaşması ve sonrasındaki süreci IMPNews’e değerlendirdi.
30.08.2018

Yavuz ÖZCAN

IMPNews - FARC Lideri Timochenko (Rodrigo London), Kolombiya hükümeti ile imzaladıkları barış antlaşması ve sonrasındaki süreci IMPNews’e değerlendirdi. Kolombiya hükümeti ile ülkenin en büyük gerilla örgütü Kolombiya Silahlı Devrimci Güçleri (FARC) arasında imzalanan barış antlaşmasının ardından silahları bırakan FARC, yasal partiye dönüştü. Resmi kongresini yapıp seçimlere katılarak Parlamentoya 5, Senatoya 5 üye yolladı. Yeni siyasi partinin Fuerza Alternativa Revolucionaria del Comun/Toplumun Alternatif Devrimci Gücü kısaltması yine FARC oldu. Partinin sembolü beyaz zemin üzerinde bir gül figüründen oluşuyor.  FARC verdiği sözleri tutmasına rağmen Kolombiya hükümetinin sorumluluklarını yerine getirmesi ve ülkede gerçek bir barış ortamının sağlanması beklentisi henüz hayata geçmiş değil. 

Kolombiya’da barış anlaşması ardında hala örgütün gerek lider kadrosu gerek gerillaları ve sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve sendikacılar tehdit edilip katlediliyor. 

“Asturias Kolombiya Şiddet Mağdurlarına Yardım Programı” projesi kapsamında İspanya’nın Asturias Özerk Bölgesine gelen ve yaşamları tehlikede olduğu için 6 ay burada ağırlanan kitle örgütleri temsilcileri bu yıl Temmuz ayında yine İspanya’da toplandı. Sivil toplum temsilcileri, sendikacılar ve FARC örgütünün yeni partisi FARC’ın yöneticileri  çeşitli çalışmalar ve aktiviteler yaparak günlerini geçiriyorlar. 

''Timochenko'' ismiyle bilinen FARC'ın Lideri Rodrigo London da bereberindeki heyetle kampı ziyaret etti.  Rodrigo London, geldiği İspanya’da barış anlaşması sonrası yaşananları ve Kolombiya’da yaşanan siyasi süreci IMP News’e değerlendirdi. 

-FARC’in eski komutanlarından İvan Marquez, Pablo Catatumbo, Carlos Antonio Lozada ve Victoria Sandino ile birlikte senatodasınız. Hükümetle yapılan barış anlaşması dahilinde FARC'ın Parlamento ve Senatoda 2026 yılına kadar seçim sonuçlarından bağımsız, otomatik olarak 10 sandalyeye sahip olacağı belirtilmiş neden böyle bir madde koydunuz ve neden yüzde 0.4 oy aldınız?

Aslında bu konu bilinmediği için insanlar bu maddenin tabanımız olmadığı için koyduğumuzu düşünüyor. Ya da kendimize güvenimiz olmadığına bağlıyor. İkisi de doğru değil. Silahlı mücadele sürdürmeyle, seçimlerin ne kadar farklı bir şey olduğu gerçeğini iyi görmek gerekiyor bizim ülkede.  ‘Eğer anlaşmada bu madde olmasaydı FARC, bu sayıda (5 senatör - 5 parlamenter) ile mecliste temsil edilemezdi’ tespiti doğru değil. Çünkü Kolombiya seçim sisteminde, yerliler (İndianlar) ile Afro-Kolombiyalıların ayrı kotaları var. Yani onlar kendi topluluklarının adayları arasında yapılan bir seçimle geliyorlar ve aldıkları oy oranları farklı. Özellikle yerliler arasında etkin olan FARC’ın bu Afro-Kolombiyalılar ve yerliler için ayrılmış delegeleri ile meclise girmeleri söz konusuydu.

- O zaman bu bölgelerden niye yüksek oylar alınmadınız?

Aksine verilmiş garanti buradaki oy oranımızı azalttı. FARC temsilcileri zaten meclise katılacağından, bu oylar bu seçimden Yeşillere ve Sol Koalisyona yöneldi. Ayrıca senato üye sayısı FARC için artırılmıştı, yani var olan üyeler arasında bir seçim değildi bu. Senato ve parlamentonun çoğunluğunun bir önceki mecliste ya senatör-parlamenter ya da parlamenter-senatör olarak düşünürseniz bunun önemi daha iyi anlaşılabilir. Yani seçmenler bu garanti ile geleneksel seçim tercihlerini değiştirme ihtiyacı duymadılar. Bir diğer önemli neden, son nüfus sayımı eski başkan Uribe zamanında 2005 yılında yapıldı. Hala 82 belediyenin 35’inde nüfus ve seçmen sayısı tam olarak belli değil ve buralarda çok büyük düzeylerde seçim yolsuzlukları yapılmaktadır.Bir başka önemli neden ise paramiliter grupların baskıları ve mafya gruplarıyla yapılan toplu anlaşmalarla satılan oylar seçimlerde çok belirleyici. Sadece 20 Mart 2017 ile 20 Ocak 2018 arasında 2 milyon 100 bin insan kimliğini kaybetti. Bu şu anlama geliyor 2 milyon 100 bin oy kulanan kişiye para verilerek oyları satın alındı demek.

-Seçimlerden sonra yayınladığınız deklarasyonda ve üst düzey liderlerin açıklamalarında, ‘barış içinde mücadeleye’ devam edeceğinizi söylediniz. Ancak hükümete bağlı milisler silah bırakmış gerillalarınızı öldürmeye devam ediyor! 

Evet maalesef bunlar devam ediyor ve biz bu konularda gereken görüşmeleri yapıyoruz. En son 8 eski gerillamız öldürüldü ve biz bir açıklama yaptık ve hükümet nezdinde girişimlerde bulunduk. Bu saldırılardan tedirginlik duyduğumuzu duyurduk. Bu en son olay ülkenin güneybatısındaki Narino şehrinde gerçekleşti. 

-FARC’ın yöneticilerinden Solarte, Bogota’da 3 arkadaşınızla birlikte tutuklandı. Basında Santrich'in, ABD'nin Kolombiya'daki büyükelçiliğinin isteği ile gözaltına alındığı belirtildi, bu da anlaşmaya aykırı bir durum değil mi?

FARC Yönetim Kurulu Üyelerinden Jesus Santrich arkadaşımız ABD’nin istemi  üzerine evinde gözaltına alındı ve tutuklandı. Seuxis Hernandez Solarte (gerçek ismi) bizim sembol isimlerden biri. Santrich'in gözaltına ve tutuklanması tamamen anlaşma kurallarına ve maddelerine aykırıdır. Bunun uyuşturucu gibi bir bahaneyle yapılması da daha da kabul edilemez bir durum. Bu tutuklamanın ABD'nin ülkemizdeki Büyükelçiliğinin isteğiyle gerçekleştirildiği ve hükümetinde boyun eğdiğini gördük. Savcılık açık bir şekilde Kolombiya'daki barışın karşısında yer almıştır. Gözaltı kararının ülkeyi ziyaret eden Norveç Başbakanı Erna Solberg ile barış anlaşması konusunda bir araya gelmelerinin hemen ardından gerçekleşmeside çok tuhaftı zaten. Yıllardır bizi uyuşturucu işiyle itham ediyorlar, bununla bizi bir uyuşturucu örgütü olduğumuzu belirterek hem dünya kamuoyunu hemde ülkemizdeki halkı kandırmak istiyorlar. Kabul edilebilecek bir durum değil bu. Sanırın Kürd örgütü PKK’yi de böyle suçlamışlardır ve suçluyorlardır. 

-Savcının suçlaması neye dayanıyor?

Başsavcı Martinez, Jesus Santrich ile yine arkadaşlarımız Marlon Marin, Armando Gomez ve Fabio Simon Yulnez Arboleda gibi önemli isimlerin tutuklaması anlaşmaya karşı bayrak açması anlamına geliyor. Başsavcı arkadaşlarımız  için "Tutukladıklarımız barış anlaşmasına ihanet etti" diyor ve ‘FARC'ın diğer mensupları ve liderleri barış anlaşmasına saygı göstermeleri gerekir’ diyor. Oysa saygı göstermesi gereken kendisidir. FARC, geleceği inşa etmek için sadece sözleri silah olarak kullanmaya olan niyetini tekrar etmektedir. Barış hayali kuran Kolombiya halkı bize güvensin, sonunda zafer barışın olacaktır.

-FARC lideri arkadaşınız Marquez bu nedenle mi parlamento açılışına katılmadı?

Evet! İvan Marquez, Kongre'ye seçilmesine rağmen örgütün liderlerinden Jesus Santrich ve diğer arkadaşlarımızın hala tutuklu olmasını protesto ettiği için oturuma katılmadı. Kabul edilir bir durum değil çünkü. Aynen Türk Parlamentosunun ve devlet başkanının demokrasi değerlerini, Kürd halkının eşitliğini savunan, zulme karşı çıkan HDP’ye nasıl ‘teröristler parlamentoda’ diyorlarsa, bizde de Duque'nin üyesi olduğu sağcı Demokratik Merkez Partisi'nin lideri, eski Cumhurbaşkanı Alvaro Uribe ve diğerleri aynısını söylüyorlar. Oysa HDP’de bizde barışın, demokrasinin, eşitliğin savunucusuyuz. HDP’nin de liderleri içerde bizimkiler de. Aynı kaderi yaşıyoruz.

Timochenko gerilla günlerinde 

 

-Anlaşmanızda güvenliğinizi hükümetin sağlayacağı maddesi de var. Ama bu maddenin olması sizi sanırım kaygılarınızdan uzaklaştırmadı ve gerillalarınızın koruma görevini yapmasını da anlaşmaya koydunuz ve bunu pratikte acil olarak uygulamasını istediniz. Bu nedenle hükümet yüzlerce eski FARC gerillasını koruma görevlisi olarak işe aldı.

Evet. Barış müzakerelerini yürüten FARC heyeti, liderlerinin yaşamlarının risk altında olduğunu belirterek koruma görevlisi olarak sadece tanıdıklarımıza ve güvendiğimiz insanlara güvenebileceğimizi belirttik. Bu isteğimiz temelinde eğitimlerinin ardından silah verilen arkadaşlarımız bu görevi yapıyorlar.

-Peki bir ücret veriliyor mu bunlara?

Tabi asgari ücretin yaklaşık üç katı maaş alıyorlar ve bu işi yapanların aylıklarıdır. Diğer devlet korumalarında çalışan korumalarda aynı ücreti alıyor çünkü. Bu arkadaşlarımızın  görevi, risk altındaki örgüt liderlerini korumak. Sağcı paramiliter gruplar, özellikle üst konumda görev almış arkadaşlarımıza saldırı düzenliyorlar. Bu geçmişte de böyle olmuştu. Ancak gerillaların Birleşmiş Millletler'e silahlarını teslim ettikten birkaç ay sonra yeniden silah taşıması sağcı kesim içinde hep gündemde tutuluyor. Aslında gündemde tuttukları bizim güvenliğimizin niye arkadaşlarımız tarafından neden sağlandığıdır.

FARC gerillaları

 

-Şu anda bulunduğunuz yerde bulunan arkadaşlarınız ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri can güvenliklerinin olmadığını belirtiyorlar. Anlaşma koşulları neden yerine getirilmiyor?

Paramiliter güçleri devreye sokuyorlar sanki onlardan bağımsızlarmış gibi. Bu doğru değil. Biz sonuna kadar barışa bağlı kalacağız, umarım devlette kalır. Bu tür olaylar her dönem barışın önünde en büyük engel oldular. Kitlemizi ve sivil toplum yöneticileri önce yazılı, sonra telefonla, ardından motosikletli kişilerce takip edilir, evi gözetlenir, varsa birlikte kaldığın kişi de tehdit edilir.  Devlet barış imzalandı deyip güvenliği askıya almış durumda, oysa güvenliği bu güçler tehlikeye koyuyor, öldürüyor, kaçırıyor. sivil toplum kuruluşlarına, sendikalara verilen korumaları geri çekiyorlar ya da cinayet, yolsuzluk gibi sorunlar nedeniyle işten atılmış ‘güvenlik birimlerinden’ insanları koruma olarak veriyor. Paramiliterlerin ergenlik çağındaki, evsiz, oldukça yoksul mahallelerde yaşayan ailelerin çocuklarını uyuşturucu satmaları için kaçırdıklarını, aileleri ile ilişkilerini kesip kabul etmeyenleri öldürdüklerini, güvenlik güçlerinin ise bu çocukların uyuşturucu kullandığını ileri sürerek işin içinden sıyrılıyorlar.

Barış anlaşması imzasında Timochenko dönemin Kolombiya Devlet Başkanı ile 

 

-Peki Kürdlerin durumunu izliyor musunuz? Özellikle bizim Rojava dediğimiz Kuzey Suriyede’ki durumu?

Elbette izliyoruz, izliyorum. Kürdlerin mücadelesini, hak arayışlarını yakınen sempati ile izliyorum. İlk tanıdığım Kürd de sizsiniz. Biz her zaman Kürdlerin verdiği mücadeleye hayranlıkla baktık ve büyük sempatimiz vardır ve hep öyle olacaktır. Kürdlerin şansızlığı 4 sömürgeci devlet arasında bölünmüş olmalarıdır. Buna rağmen ne denli kahraman olduklarını, özellikle Suriye savaşında radikal dincilere karşı verdikleri olağanüstü mücadeleyi yalnız biz değil, bütün dünya saygı duydu. Yine PKK’nin mücalesini de yakınen izliyoruz. Umarım Kürdler de yakın bir gelecekte barış ve huzura kavuşurlar. Sizin aracılığınızla Selam ve sevgilerimi yolluyorum onlara.

YORUMLAR (0 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılanlardan imp-news sorumlu tutulamaz