İdlib’de Türkiye-Suriye savaşı pusuda
Türkiye sınırında radikal grupların biriktiği İdlib bölgesine yapılması planlanan Suriye Ordusu operasyonun hazırlıkları sürerken, bölgede Türkiye ile Suriye arasında çatışma çıkması ihtimali giderek tırmanıyor.
08.08.2018

Fırat BADIKANLI

IMPNews - Türkiye sınırında radikal grupların biriktiği İdlib bölgesine yapılması planlanan Suriye Ordusu operasyonun hazırlıkları sürerken, bölgede Türkiye ile Suriye arasında çatışma çıkması ihtimali giderek tırmanıyor. Türkiye’nin gözlem karakolları kurduğu ve en az iki milyon kişiyi etkileyecek İdlib’de 100 bine yakın Cihadist savaşçının olduğu iddia ediliyor.

Rusya’nın Soçi kentinde geçen hafta başında toplanan Türk, Rus ve İranlı yetkililer, Suriye için yeni anayasa çalışmaları ve İdlib kentinin durumunu ele görüştü. Suriye konusunda garantör ülkelerin diplomatik çabaları sürerken, Şam yönetiminin İdlib operasyonu hazırlığı da devam ediyor. Operasyonda Türk ve Suriye ordularının çatışma olasılıkları medya ve uzmanlarca sık sık dile getiriliyor.

‘Şam’dan Türkiye’ye bir aylık süre’

Rus Svobodnaya Pressa gazetesi, Suriye Ordusu’nun İdlib’e yönelik harekatı kapsamında askerlerini bölgeden çekmesi için Türkiye’ye bir aylık süre verdiğini iddia etti. Haberde, Türkiye’nin ise bölgede 100 bin kişilik bir askeri güç oluşturma çabasında olduğu ifade edildi. Türkiye’nin, mevzilerini güçlendirdiği ve desteklediği silahlı grupları bölgede toplamaya başladığı da iddia ediliyor.

İdlib halkı kaderini bekliyor

 

2,5 milyon mülteci uyarısı

Önceki gün Reuters’de yayınlanan bir haber yorumda da Birleşmiş Milletler yetkililerinin, olası bir İdlib harekâtının 2,5 milyon kişinin evlerini terk ederek Türkiye sınırına akın etmesine yol açabileceği uyarısına dikkat çekildi.  Reuters, 3,5 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapan Türkiye'nin bu senaryonun yaşanmaması için çabaladığını kaydederken, “Ankara ile Kremlin arasındaki görüşmelerde de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rus mevkidaşı Vladimir Putin'e İdlib harekâtını kabul edemeyeceklerini söylediğini” aktardı. 

İdlib'deki Cephetül Nusra mensupları

 

‘Türkiye Afrin modelini İdlib’e taşımak istiyor’

Bölgede durumun kritikleşmesi Alman Der Spiegel dergisinin son sayısına da yansıdı. Şam, Ankara, Tahran ve Moskova hattında yaşanan gerginlikte Türkiye’nin rolünün büyük olduğuna dikkat çeken Spiegel, Türkiye’nin Afrin modelini İdlib’e taşımak istediğin iddia ederek, Türkiye’nin dahil olduğu bir senaryoda İdlib’in kanlı bir savaşın başlangıcı olabileceğine işaret etti ve milyonlarca kişinin göç edebileceği uyarısı yaptı. Dergi İdlib’e olası bir askeri harekatta SDG’nin de Suriye Ordusu ile birlikte hareket edeceğine vurgu yaptı. Spiegel, düşmanlık düzeyine gelen iki ülke arasındaki siyasi çatışmanın nedenlerinden birinin şu anda siyasi çözümün kilitlendiği İdlib olduğunu hatırlatıyor. Der Spiegel, İdlib’de gelinen aşamayı şöyle tanımlıyor:

"Rejim, bölgede radikal İslamcı örgütlerin olduğu yerleri geri almak istiyor. Rusya Dış İşleri Bakanı Sergey Lawrow, ‘İdlib’deki teröristlere öldürücü son darbeyi’ vurmaya hazır olduklarını söylemişti. Kremlin, bununla sadece Arap cihatçı örgütleri kast etmiyor, İdlib’de toplanan ve Kafkasya’dan gelen cihatçılara vurgu yapıyor. Moskova bunların ülkelerine geri gelebileceği endişesinde ve bu cihatçı grupları uzak tutmak istiyor.”

Türkiye’nin İdlib’in hamiliğin yapmak istediği belirtilen yazıda, Ankara’nın bir kabusun eşiğinde olduğuna dikkat çekilerek İdlib’e plananan operasyon ile ilgili şöyle yazıyor:

“İdlib’e büyük bir kara operasyonu büyük bir risk içerir. Türk güçleri şu anda Afrin ve Cerablus’ta. Erdoğan, burada uyguladığı modeli İdlib’e taşımak istiyor ve böylece Suriye savaşı üzerindeki etkisini yeniden inşa etmek istiyor. Türkiye, İran ve Rusya Astana’daki görüşmelerde İdlib’deki gerginliğin azaltılması konusunda  ortak bir görüşe vardılar.

Türkiye, İdlib’de Esad rejim güçleri ve muhalif grupların karşılaşmaması için askeri gözlem noktaları oluşturdu. Türk bir diplomat Türkiye’nin İdlib’de gerginliğin tırmanmaması için bölgede korumacı bir rol  üstlenmek istediğini iddia etti. Türkiye’nin iki milyondan fazla insanın yaşadığı İdlib’e bir askeri harekat düzenlemesi ve Suriye ile karşı karşıya kalması, her şeyden önce büyük göçe neden olur, bu durum Erdoğan için bir kabus olur.

Ürdün ve İsrail sınırındaki radikal gruplar anlaşmalarla İdlib'e taşındı

 

Bir NATO üyesi ülkesinin İdlib’e askeri operasyon düzenlemesine izin verilmesi, kanlı bir çatışmanın yaşanmasına da onay verilmiş olacak. Bu durum yeni bir mülteci krizine ve büyük bir göçe yol açacak. Türkiye bu durumda, yine göç edenlerin büyük bölümünü almak zorunda kalacak. Bununla birlikte çocuk ve kadınların sınırlarda korunması da bir başka sorun olarak duruyor.

Erdoğan, Moskova’ya İdlib’e bir müdahale yapılması konusunda baskı kuruyor; Esad’ın İdlib’e saldırması halinde, Astana görüşmelerinin zarar göreceği uyarısında bulunuyor. Putin ise,  Türkiye’nin bu tutumu karşısında çözümü zor bir ikilemde; bir taraftan Esad’ı savunuyor, diğer taraftan da, Türkiye’nin NATO’ya mesafe koyması için  Ankara ile ilişkileri güçlendirmek istiyor. Son durum gerçekten karışık ve sonu görünmüyor. Çünkü İdlib’e olası bir askeri operasyonda sadece Esad ve İran durmuyor, ama aynı zamanda Kürtler de önemli bir rol üstlenecek.

ABD’nin desteklediği SDG, son dönemlerde medyaya yansıdığı kadarıyla Esad rejimi ile özerklik için pazarlık arayışında olduğu biliniyor. Öyle görünüyor ki Kürdler, Türk ve Rusların İdlib’deki hakimiyet ve güç kurma arayışında, cihatçı örgütlere karşı Suriye ile birlikte hareket edecekler.”

YORUMLAR (0 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılanlardan imp-news sorumlu tutulamaz