Türkiye - Şam işbirliği, YPG ile PKK bağını zayıflatır
AKP’nin Eski Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, Ahval sitesinde yazdığı “Esad - YPG anlaşması ufukta belirdi mi?” başlıklı yazıda, Türkiye’nin Suriye ve YPG’ye yönelik politikalarını değerlendirdi. 
05.08.2018

IMPNews - AKP’nin Eski Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, Ahval sitesinde yazdığı “Esad - YPG anlaşması ufukta belirdi mi?” başlıklı yazıda, Türkiye’nin Suriye ve YPG’ye yönelik politikalarını değerlendirdi. 

Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) siyasi kolu Suriye Demokratik Konseyi'nin (SDK) geçen hafta yaptıkları bir açıklamayla müzakere süreci geliştirmek ve “demokratik ve ademi merkeziyetçi bir Suriye için bir yol haritası çizmek” amacıyla komiteler oluşturmak üzere Şam yönetimiyle anlaştıklarını hatırlatan Yakış, Suriyeli yetkililerin bu haber konusunda henüz bir yorum yapmadıklarına dikkat çekerek, görüşmelerin geçtiğimiz ayın başlarında Suriye Başkanı Beşar Esad’ın; “SDG ile başa çıkmak için iki yöntem kullanacağız: İlk olarak müzakerelere kapı açacağız. Eğer bu başarısız olursa, o bölgeleri zor kullanarak özgürleştireceğiz” dediğini hatırlatıyor. 

Yakış, sözkonusu dönemde Esad yanlısı gazetelerin Şam yönetimi ile YPG arasında, YPG kontrolündeki bölgelerde Suriye Ordusu'nun varlığını artırma yönünde bir anlaşmaya varıldığını iddia etiklerine vurgu yapıyor. Yakış, devamla şunları söylüyor:

“Bu çelişkili açıklamalara rağmen, belli ki Kürdler Şam’a yönelme eğilimi gösteriyorlar ve bunun için çok sayıda sebepleri de var. İlk olarak güç dengesi istikrarlı bir şekilde Esad lehine değişiyor.

İkincisi, Başkan Donald Trump Amerika’nın Suriye’den çekilmesi gerektiğini söyleyip duruyor. Pentagon, Trump’ın bu sözlerine bazı şerhler getirdi ve IŞİD tehdidi ile İran’ın Suriye’ye yerleşmesi tümüyle ortadan kaldırılmadan Amerika’nın Suriye’den çekilmemesi gerektiğini açıkladı. Bunu Amerikan birliklerinin Suriye’de süresiz olarak kalacakları şeklinde yorumlamak mümkün, zira İran Suriye’de kalma arzusundan vazgeçecekmiş gibi görünmüyor.

Üçüncü olarak, Türkiye-Amerika ilişkileri zaten kötüydü, şimdi daha da kötüleşiyor. Pentagon bu ilişkiler hakkında olum bir söylem kullanmaya ve ilişkilerdeki gerilemenin zamanla giderileceği gibi bir izlenim vermeye çalışıyor. Ancak Ankara-Washington ilişkileri ihtilaftan geçilmiyor ve bu ihtilafların kısa vadede çözülme olasılıkları da çok zayıf.

Kürdler umutlarını bu ilişkilerin davalarına destek vermesi ihtimaline bağlayamazlar. Bu arka plan göz önüne alındığında, Kürdler Şam ile müzakere kapısını açık tutmanın daha emin olacağını değerlendirmiş olmalılar.

Kürdlerin çoğunlukta bulundukları bölgelerde özerklik arzuladıkları uzun yıllardır beridir açıklanmış, bilinen bir tavır. Pratikte bu arzu Afrin gibi Kürdlerin azınlıkta olduğu bölgelere de uzandı. Şam yönetimi, daha 2011 yılında, askerlerini El Hasakah ve Kobane gibi kuzeydeki bölgelerden çekmenin, ya bu askerlere başka bölgelerde ihtiyacı olduğu için, ya da Türkiye’yi utandırmak amacıyla, ya da her iki nedenle de, daha elverişli olduğunu gördüğünde, sınırlı bir ademi merkezileşmeye razı olmuştu.

SDK kontrolü altındaki bölgelerde fiili kantonlar oluşturdu, vergi topladı ve asayiş vs. gibi hizmetleri sağladı.

Şam yönetimi geçen haftaki görüşmelerde Kürdler tarafından kontrol edilen bölgelerde, YPG’nin de görev alacağı ortak kontrol noktaları oluşturmayı teklif etti. Bunun karşılığında hükümet Kürdçe’yi Suriye okullarının müfredatına dahil edecekti.

Başka bir önemli adım da YPG’de yapılacak askerliğin Suriye ordusundaki askerliğe denk görülmesi ve Petrol bakanlığında bir Kürd görevli için kalıcı bir makam oluşturulmasıydı. Bu teklif henüz kesinleştirilmedi.

Geçtiğimiz ay yapılan ön temaslardan sonra, YPG, Kürdistan İşçi Partisi (PKK) isimli terör örgütünün kurucusu Abdullah Öcalan’ın posterlerini yol boylarındaki tabelalardan indirmeyi kabul etti. Kürdler bunun yol boylarındaki reklam tabelalarına çeki düzen vermek amacıyla yapılmış bir idari önlem olduğunu iddia ettiler.

Bu idari bir önlem de olsa, siyasi bir pazarlığın sonucu da olsa, Türkiye, Şam yönetimi ile SDK arasındaki yumuşamayı, Suriye politikasını sahadaki gerçekliğe uydurmak için kullanabilir.

Ankara ile Şam’ın Suriye Kürdleri meselesi bağlamında, Suriye’nin toprak bütünlüğünün teyit edilmesi ve Suriye Kürdleri’nin özerkliğinin engellenmesi gibi çok sayıda örtüşen çıkarı var. Türkiye Şam yönetimi ile işbirliği yapabilseydi, YPG ile PKK arasındaki bağları zayıflatabilirdi. Şam yönetimi çok fazla hırçınlaşmadan, YPG’yi Öcalan posterlerini indirmeye ikna edebildi ki, bu da hedefin bir parçası. Türkiye’de aynı şeyi yapmak istiyor ama izlediği politika YPG’yi daha da fazla PKK’ye doğru sürüklüyor.

Türkiye - Amerika ilişkilerinin çok da umut vaat eden bir perspektif sunmadığı bir dönemde, Ankara, uyanır ve bu gerçeği görebilirse, Şam yönetimi ile işbirliği yaparak somut sonuçlar alabilir.”

YORUMLAR (0 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılanlardan imp-news sorumlu tutulamaz