Efrin’deki baskılara uluslararası tepkiler
Efrin'deki insan hakları ihlallerine yönelik uluslararası kurumların tepkileri artıyor. BM'nin hak ihlaleleri raporundan sonra Af Örgütü de bölgedeki baskılara dikkat çeken bir rapor yayınladı.
03.08.2018

IMPNews - Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International/ Aİ), Perşembe günü Efrin'deki insan hakları ihlallerine yönelik raporunu açıkladı. Haziran ve Temmuz ayında Efrin'de yaşayan ve kentten kaçan 32 kişiyle yapılan görüşmelere dayandırılan raporda, Türkiye'ye yönelik suçlamalara yer verildi. 

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin geçtiğimiz Haziran ayında yayınladığı  raporda da, Efrin’deki silahlı güçlerin bölgede yağma, insan kaçırma ve öldürme faaliyetlerine devam ettiği, yağma edilen malların önemli kısmı TSK'nin denetimindeki Azez'de satıldığına dikkat çekmişti. 

Uluslararası Af Örgütü Ortadoğu Araştırma Direktörü Lynn Maalouf’un hazırladığı raporda, Kürd nüfusunun yoğunlukta olduğu Efrin'de evlerin yağmalanması, keyfi tutuklamalar, işkence ve sivillerin ortadan kaybolması gibi ağır insan hakları ihlallerinden Türkiye'nin destek verdiği silahlı grupların sorumlu olduğu iddia edildi. Raporda, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) söz konusu ihlalleri "görmezden geldiği" vurgulandı.

Efrin'de vahşetin ağırlıklı olarak Suriyeli silahlı gruplar tarafından uygulandığı belirtilen raporda, Türkiye'nin de bu grupları silahlandırdığına dikkat çekildi.

İşgalci ÖSO birlikleri ele geçirdikleri herşeyi Azez'e götürüp satıyor

 

"Okullar işgal edildi"

Af Örgütü, Efrinlilerle yaptığı görüşmeler sonucu hazırladığı raporda söz konusu silahlı grupların okulları işgal ettiğini ve kentte binlerce çocuğun okula gitmesinin engellendiğine yer verdi.

Raporu hazırlarken, Temmuz ayında Türk hükümetine suçlamaları soran Af Örgütü, taleplerine bir yanıt verilmediğini belirtti. Uluslararası Af Örgütü Ortadoğu Araştırma Direktörü Lynn Maalouf, açıklamasında, "Türk güçlerin kontrol etmediği Suriyeli silahlı grupların kaos yaratmaya devam ettiğini" söyledi. Efrin'de "işgalci güç" olan Türkiye'nin bölgenin refahı ve hukuki düzenin tesis edilmesinden sorumlu olduğunu ifade eden Maalouf, "Türkiye zaman kaybetmeden desteklediği grupların şiddet eylemlerine son vermeli, sorumluların hesap vermesini sağlamalı ve Efrinliler’in hayatlarını yeniden kurmasına yardımcı olmalıdır" dedi. Lynn, Türk güçlerinin bu görevlerini yerine getirmediği eleştirisinde bulundu. 

Af Örgütü, Şubat ayında da Efrin'deki sivillere yönelik bir rapor yayınlamış, TSK ve YPG'nin saldırılarında sivillerin de hedef olduğu suçlamasında bulunmuştu.

Türkiye, 2018 yılı Ocak ayında ÖSO'nun üyeleriyle birlikte Efrin'de "Zeytindalı Harekatı" adında bir operasyon düzenlemişti. TSK, Mart ayında Efrin'de kontrolün sağlandığını açıklamıştı. Operasyon nedeniyle yaklaşık 140 bin kişi kentten kaçmak zorunda kalmıştı.

Bölgede binlerce radikal birikmiş durumda

 

BM raporu: Fidye, kaçırma, tehdit

Efrin’de yaşanan hak ihlalleri geçtiğimiz günlerde Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin (ONHCR) raporuna da yansımıştı. Rapora göre, Efrin’deki silahlı güçler bölgede yağma, insan kaçırma ve öldürme faaliyetlerine devam ederken yağma edilen malların önemli kısmı TSK'nin denetimindeki Azez'de satılıyor.

ONHCR'nin Haziran ayında yayınladığı rapora göre, TSK’nin kontrolü altındaki Efrin’de büyük ölçekli insan hakları ihlaleleri yaşanmaya devam ediyor. OHCHR raporunda Türkiye’ye bölgedeki müttefikleri olan ÖSO güçleri kontrol etmesi ve uluslararası hukuk kurallarına uygun hareket etmesi çağrısında bulunuyor. Raporda, TSK ve ÖSO güçlerinin kontrolünde yaşamak zorunda kalan halkın karşı karşıya olduğu zorluklara dikkat çekilerek Türkiye’nin kontrolündeki bölgelerde iç çatışmaların devam ettiği bilgisine de yer verildi.

Cihatçı güçler halkı tehdit edip, fidye ve zorla ile mallarına, evlerine el koyuyor

 

“Halk öldürülme tehdidi altında”

Efrin’deki yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, bölgede etkili olan silahlı grupların kendi aralarındaki çatışmalar da sürüyor. Silahlı grupların ayrıca yerel halkın mallarını yağmaladıkları, cinsel taciz, insan kaçırma ve öldürme vakalarının ise artarak devam ettiği belirtildi. Raporda bölgedeki Kürdlere ayrımcılık yapıldığına da dikkat çekildi. Efrin’deki yerel halkın ONHCR''ye verdiği bilgilere göre, silahlı grupların yoğunluklu bir şekilde yerel halka yönelik insanlık suçları işledikleri, insan ve uyuşturucu kaçakçılığı yaptıklarına da dikkat çekildi.

Türkiye’nin kontrolündeki bölgelerde TSK ile ortak hareket eden silahlı grupların başta hükümet binaları olmak üzere pek çok kamu kurumu ile özel mülkiyete el koyduğu, sürekli bir şekilde haneye tecavüz ve yağmacılık suçu işlediklerine de raporda dikkat çekiliyor. 

Yağma girişimlerinin Efrin’nin kontrolünün silahlı grupların eline geçmesinin hemen ardından başladığı ve o günden bu yana da belirli aralıklar ile devam ettiği belirtilirken, en çok özel araçların, tarım araç ve gereçlerinin yağmalandığına dikkat çekildi.

“Fidye için kaçırmalar”

Rapora göre, şimdiye kadar aralarında kadın ve çocukların olduğu 11 tespit edilen kaçırılma vakası meydana geldi. Bu kaçılma girişimlerinde kaçırılanların bir kısmının 3 bin dolar fidye karşılığında serbest bırakıldıklarına dikkat çekildi. 

Raporda, evlerini terk eden binlerce sivilin yerel güçlerin baskılarından dolayı kendi evlerine dönemediklerine dikkat çekilirken, Kürdlerden boşaltılan bölgelere Arapların yerleştirildiği ifade edikdi. Raporda bu durum ile ülkedeki etnik yapının değiştirilmesinin amaçlandığı iddiası da yer aldı.

YORUMLAR (0 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılanlardan imp-news sorumlu tutulamaz