İran, derin krizde
ABD ile İran arasındaki Nükleer Anlaşma’nın sonlanması ve Washington'un yaptırım tehdidi nedeni ile İran ekonomisi derin bir krize girme yolunda.
30.07.2018

Fırat BADIKANLI

IMPNews - ABD ile İran arasındaki Nükleer Anlaşma’nın sonlanması ve Washington'un yaptırım tehdidi nedeni ile İran ekonomisinin derin bir krize girme yolunda olduğu bildiriliyor. 

ABD’nin İran'a yönelik yeni yaptırımlarını 6 Ağustos’ta yürürlüğe koyacağı endişesi ülkenin para birimi Riyal'de sert değer kaybına yol açtı. Pazar günü 1 ABD Doları'nın değeri 100.000 Riyal seviyesini aştı.

Resmi olmayan Dolar/Riyal kuru 102.000 seviyesini aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. İran Riyalı Mart ayından bu yana Dolar karşısında değerini yarı yarıya yitirmiş durumda. Mart ayında resmi olmayan Dolar/Riyal kuru 50.000 seviyesindeydi.

Tahran yönetimi Nisan ayında kuru 42.000 seviyesinde sabitleyerek karaborsada döviz işlemi yapanlara yönelik sert tedbirler alınacağını açıklamıştı. Ancak ülkede ABD Doları talebinin devam etmesiyle birlikte resmi olmayan kurda tırmanış devam etti. Karabosada bu fiyatın 12.000 bin Riyali bulduğu bildiriliyor.

Meşhed kentinde aralık ayında ekonomik sorunlar sebebiyle başlayıp başkent Tahran ve diğer kentlere yayılan ve 25 kişinin ölümüne sebep olan gösteriler hâlâ sıcaklığını korurken, birkaç gün önce Tahran'da kentin en önemli alış-veriş merkezlerinden Tahran Büyük Çarşı esnafı, ekonomik gidişatı gerekçe göstererek, kepenklerini kapattı ve bu durum ülkede yeni protesto gösterilerinin başlamasına neden oldu.

Merkez Bankası Başkanı görevden alındı

Geçtiğimiz hafta ise Başbakan Hasan Ruhani Riyal'deki değer kaybını önleyemediği gerekçesiyle Merkez Bankası Başkanı Valiullah Seif'i görevden almıştı. AFP’ye göre, İran bankalarının resmi kur üzerinden döviz satımı yapmaktan imtina ettiğini aktarıyor. Haziran ayında hükümet ithalatçı firmaların kullanabileceği kur seviyelerinde esnekliğe gitme kararı almıştı.

9 Mayıs’ta ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi nedeniyle İran ekonomisine ilişkin belirsizliklerde ciddi düzeyde artış var. Yaptırımlar henüz devreye girmemesine rağmen ABD’li yetkililerin İran’a ilişkin oldukça sert ifadeler kullanmaları önümüzdeki sürecin ülke ekonomisi açısından çok daha zorlu geçeceğini gösteriyor.

İran'da rejim yanlıları, tepkileri ABD'ye yöneltmek istiyor

 

ABD’nin yaptırımları

ABD Başkanı Donald Trump, Mayıs ayında İran'la varılan nükleer anlaşmadan çekildiğini açıklamış ve Tahran yönetimine yönelik yeni yaptırımların devreye gireceğini duyurmuştu. Trump, İran’ın finans ve enerji sektörlerini hedef alan yaptırımların kasım ayında eksiksiz bir şekilde yürürlüğe gireceğini söylemişti.

Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da, ABD’nin müttefiklerine yaptığı çağrıda ABD’nin İran politikasının desteklenmesini ve bu ülke üzerinde küresel ekonomik baskı uygulanmasını istemişti. Pompeo, İran'daki hükümet karşıtı protestolara vurgu yaparak, Tahran’ın bölgeyi istikrarsızlaştırmak istediğini öne sürmüştü.

İran'la 2015'te imzalanan anlaşma, yaptırımların kademeli olarak kaldırılması karşılığında İran'ın nükleer faaliyetlerini kısıtlamasını öngörüyordu. Eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde Temmuz 2015'te İran ile P5+1 ülkeleri arasında imzalanan, İran'ın 'tarihi bir an', İsrail'in ise 'tarihe geçecek hata' diye tanımladığı Nükleer Anlaşma Mayıs 2018'de darbe aldı. Göreve geldiği günden beri selefi Obama’nın İran ile yaptığı anlaşmayı 'korkunç' olarak niteleyen ve bu yüzden önceki yönetimi suçlayan ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin anlaşmadan çekildiğini açıklamıştı. 

ABD’nin mütefikleri yaptırımlardan yana değil

6 Ağustos'ta yürürlüğe girmesi beklenen yaptırımlarla ABD yönetimi çok sayıda uluslararası şirketten İran'la olan ekonomik ve ticari bağlarını kesmesini istiyor.

İran ile nükleer anlaşmanın diğer taraf ülkeleri; Rusya, Çin, İngiltere, Almanya ve Fransa ise anlaşmaya sadık kalınmasından yana. Anlaşmanın taraflarından Avrupa ülkelerinden de “Anlaşmaya uymaya devam edeceğiz" mesajı gelmişti. Rusya, ABD'nin uluslararası hukuk kurallarını çiğnediği eleştirisini yönelttirken, Obama, Trump’ın kararını ”ciddi bir hata" olarak nitelemişti. Erdoğan ise 'kaybeden ABD olacağını' iddia etmişti. 

Trump’ın kararından sonra ABD firması Boeing ve Airbus'un İran'a 40 milyar dolarlık uçak satışı da iptal oldu. ABD Hazine Bakanlığı da İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı oldukları gerekçesiyle 6 kişi ve 3 kurumu/işletmeyi daha kara listeye aldığını duyurmuştu.

İranlı muhalifler her yerde rejime karşı tepkilerini dile getiriyor

 

Erdoğan: İran battı mı?

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’da ABD’nin İran’a yönelik yaptırım kararını eleştiren liderlerden. Erdoğan önceki gün Güney Afrika ziyaretinde Pastör Brunson'un serbest bırakılmaması halinde Türkiye'ye yaptırım uygulayacağı konusunda uyarıda bulunan Trump'a cevap verirken dair şöyle demişti: 

“Bunlar İran’a da yaptırım uygulamadılar mı? Ne oldu, battı mı İran? Aynı şeyi Obama da o zamanlar bana söylediğinde, ‘Kusura bakma biz İran’dan doğalgaz alıyoruz. Ben alamadığım doğalgazı nereden tedarik edeceğim? Kış mevsiminde benim vatandaşım üşüyecek. Bunu nasıl telafi edeceğim?’ dedim. Aynısını Trump’a da söyledim.”

Ülkede uzun süreden beri rejimi protesto eden kitlesel gösteriler yapılıyor

Karşılıklı tehditleşmeler

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de, ABD'nin yükümlülüklerini yerine getirmediğini söyleyip anlaşmanın ABD olmasa bile Rusya dahil diğer ülkeler arasında geçerli olmaya devam edeceğini vurgulamıştı. Dini lider Ayetullah Ali Hamaney, Trump'a "Hata yaptın" demesi ardından İran meclisinde ABD bayrağı yakılmıştı.

ABD Başkanı Trump İran Cumhurbaşkanı'ndan "ülkesine tehditler savurmamasını" istedi. Trump aksi takdirde İran'ın ağır sonuçlara katlanmak zorunda kalabileceğini belirtti.

ABD’nin anlaşmadan çekilmesini açıklaması ardından iki ülke arasında sert mesajlar verilmişti. ABD Başkanı Donald Trump, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'yi sert dille uyararak tehditler savurmaması konusunda uyarmıştı. Trump sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sakın bir daha ABD'yi tehdit etmeyin. Aksi takdirde tarihte pek azının karşılaştığı sonuçlara katlanmak zorunda kalırsınız" demişti. Trump ABD'nin "çılgınca sarf edilen şiddet ve ölüm tehditlerine katlanacak bir ülke olmadığını" vurgulayarak Ruhani'ye "dikkatli ol!" uyarısında bulunmuştu.

İran nereye?

İran'ın Yemen ve Suriye'de savaşa girmesi, bölgedeki Şii Hilali'nin genişletmesi uğruna yaptığı devasa masraflar ülkenin ekonomik dengesini bozan temel etmenlerin başında geliyor. İran'ın ABD yaptırımlarının başlaması ardından çok daha derin bir krize girebileceği, petrol satışında yaşayacağı sorunlar nedeni ile dünyada varil fiyatlarının da yükseleceğini öngörülüyor. Ülkede devam eden ve rejimi hedefleyen memnuniyetsizlik de had safhada. Gözlemciler, ülkede orta vadede ciddi bir halk ayaklanmasının başlamasını bekliyor. Diğer yandan İran Kürdistan'ı için de aynı koşullar sözkonusu. Rejimin Kürdler üzerindeki fiziki baskısı Kürdleri daha da öfkeli kılıyor. Bu nedenle Kürd güçleri ile İran rejimi arasında uzun süredir devam eden 'ne savaş/ne barış' halinin yakında sona ermesi bekleniyor. İran rejimin yaptırımlara katlanma dışındaki tek yolu ise nükleer programdan tamamı ile vazgeçmek. 

 

 

YORUMLAR (0 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılanlardan imp-news sorumlu tutulamaz