Def, anne karnında duyulan sestir
Tarık Aslan, “Defin sesi, insanın anne karnında duyduğu bir sestir. Hatta birçok jinekolog bu sesin, çocukların anne karnında duyduğu annenin kalp atış sesine çok benzediğini' söylüyor.
19.07.2018

IMPNews - Doğu toplumlarında en çok göze çarpan, özellikle de Kürdistan’da hayatın her alanında sesine sıkça rastlanan enstrümanların başında kuşkusuz Def geliyor. Def, Kürdistan’daki hayatın, coğrafyanın, insanın insanla ve insanın doğayla olan ilişkisinin ritmini en iyi yansıtan alet olsa gerek. Cenaze törenlerinden bayramlara, düğünlerden dini törenlere hemen her aktivitede Def Kürdistan’ın vazgeçilmez sesi. Bu çalgı, Ezdi, Zerdeşti ve tasavvufi tarikat ritüellerinin en önemli bir yere sahiptir. Kürdistan’ın her tarafında büyük bir kıymet gören def, Kuzey Kürdistan’da ise biraz geriye düşmüş ve daha çok duvarları süslemek üzere görünür olabilmiştir. 

Son zamanların en dikkat çeken Def çalarlardan biri olan Tarık Aslan da bir duvarı süsleyen defi indirip çalmaya başlayarak bu yolda yürümeye başlar. Babasının İran’dan getirdiği defi çalmaya başlayan Aslan, Sezen Aksu’dan Tara Jaf’a, Erkan Oğur ve daha birçok sanatçının orkestra kadrosunda yer alan bir müzisyen. Yaklaşık 10 yıldır Def dersleri de veren ve birçok ünlü isimle birlikte çalışmış olan Tarık Aslan, “Defin sesi, insanın anne karnında duyduğu bir sestir. Hatta birçok jinekolog bu sesin, çocukların anne karnında duyduğu annenin kalp atış sesine çok benzediğini" söylüyor. Bu yüzden insan kulağının duyduğu ilk ve en eski seslerdendir” diyor. Aslan ile defin bilinen diğer enstrümanlardan ayrımını ve Kürd kültürü ile olan bağını konuştuk.

-Def, müzikal bir araç olarak nerelerde kullanılır. Defi diğer çalgılardan ayıran özellikler nelerdir? 

Def, Zerdüştiler, Ezdiler ve aynı zamanda İslamda da kullanılıyor. Ama Defi kullanan en eski kültür Şaman kültürüdür. Aynı zamanda Bendir olarak da adlandırılıyor ama o biraz daha farklıdır. Ama Def Kürdlere has bir isimdir. Bazı bölgelerde Daff olarak da geçiyor. Daha çok dini törenlerde, cenazelerde, bayramlarda çalınıyor. Tarihsel geçmişine baktığımızda M.Ö 1000’li yıllara kadar giden bir serüveni var. İlk yapılış sebebinin Tanrı ile insanı buluşturmak olduğu söylenir.  Aslen bir tekke çalgısı olmakla birlikte zikir için de kullanılmış. Birçok tanım yapılmış Def üzerine, hatta birçok jinekolog bu sesin, çocukların anne karnında duyduğu annenin kalp atış sesine çok benzediğini söyler. Bu yüzden insan kulağının duyduğu ilk ve en eski seslerdendir. Bu yolla da nağmeden önce ritmi öğrendiğimizi söyleyebiliriz.

-Defi özellikle son yıllarda orkestralarda ve diğer müzik aletleri ile birlikte kullanılırken görüyoruz. Def kullanımının böyle yaygınlaşmasını nasıl okuyabiliriz?

Def hakkında yazılı bir kaynak yok. Bu yüzden tamamen toplumun içinden çıkan bir çalgı ve genellikle tekkelerde ve dini törenlerde kullanılmış. Dini müziklerde en çok sünnet sayılan çalgı Def ve neydir. Kemençe, saz, rıbab gibi çalgılar dini ritüellere uygun görülmeyen çalgılardır. Bunu bu kalıptan çıkarıp evrensel kültüre katılımını sağlamasına vesile olanlar İran Kürdlerdir. 1990’lara kadar da bizim oralarda sadece sufiler ilahi ve kasideler okumakta kullanmıştı. Defin özellikle batıda yaygınlaşmasında en etkili olan şey Kamkars isimli İranlı müzik gurubunun mahkemeye başvurmasıyla oluyor. İran’da Def kutsal bir çalgıdır. Hepsi kardeş olan İranlı müzik grubu  Kamkars  bu enstrümanı müzikte kullanmak için mahkemelere kadar giden bir süreci başlatmış ve bunun tanınmasında öncü olmuştur. Ben yaklaşık 20 yaşıma kadar Kuzeyde bu enstrümanın herhangi bir yerde kullanıldığını görmedim. Bence bu da Kürdçe ıslığın bile yasak olduğu dönemlerin yıkımından kaynaklanıyor.

-Sizin Def ile ilişkiniz nasıl başladı?

Çocukken müzik ve halk danslarıyla ilgiliydim. Kendimi daha özgür hissedebileceğim başka bir alan bulamıyordum. Kiminin morfini namaz niyazdı benim ise müzikti. Babam tır şoförüydü ve ara sıra İran’a giderdi. Bir gün süs olarak kullanmak amacıyla İran’dan Def getirmişti. Evin duvarına asıyorduk.  Ben de onu elime aldım ve bir daha bırakamadım. Yaklaşık beş altı yıl boyunca kendi kendime çalarak profesyonelliğe doğru gittim. Gruplarla çalıştım, festivallere gittim. Sezen Aksu, Birsen Tezer, Erkan Oğur gibi isimlerle çalıştım.  Bunu devam ettirmek için aktarmam gerektiğini düşündüm ve kurslar vermeye başladım bildiğini aktarmak insanı daha çok geliştiriyor bu yüzden ben de yaklaşık 10 yıldır kurslar ve dersler vererek bunu devam ettirmeye çalışıyorum.

-Def Kürdlerin kültürel bir argümanı olmasına rağmen kullanımı çok yaygın değil. Bu neden kaynaklanıyor olabilir?

Yakın bir sürece kadar hep başka bir statüde bakıldı defe. Bizim toplumumuzda dini argümanlara biraz mesafeli yaklaşımlar var. Bunun da etkisi olabilir. Bunun sesinden korkanlarda oluyor. Örneğin bir söylentiye göre Viranşehir’de yakın zamanda Def çalarak gezen bir derviş uğramış ve Def çalarak geçmiş oradan köyün meydanındakiler zikre durmuş derler. İstem dışı olduğu söylenir. Çünkü aslında Defin sesi, insanın anne karnında duyduğu bir sestir. Anlam verilemiyor ama bilenene göre kan basıncını ve kalp atışını hızlandıran bir etkisi var. Bu da insanın transa geçmesine neden olabiliyor. Def sesinin insan üzerinde büyük bir etkisi oluyor. 

-Peki, sizce Defin sesi dişil mi eril mi?

Bence kadın. Çünkü erkeğin baskıcı ve dikte edici bir yapısı vardır. Güncü kontrol edebilmeli ve dengeli olabilmelisin bu da biraz daha kadının alanına giriyor. Zaten dikkat ederseniz defe talep de kadınlardan geliyor. Kadınlar defi daha çok sahipleniyor. Ama öte yandan profesyonel anlamda kullananlar daha çok erkekler.  

 

 

YORUMLAR (0 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılanlardan imp-news sorumlu tutulamaz