Modern Arap edebiyatının Kürd yazarları 
19.07.2018

Müslüm YÜCEL

Dünyanın en yaygın dillerinden biri Arapça’dır. Arapça hep kutsal bir dil sayıldığından Arap edebiyatı, özellikle de romanı göz ardı edilmiştir. Arap ülkelerinde romanın canlı olduğu iki ülke dikkat çeker, bunlardan biri Mısır, diğeri Suriye’dir; Kahire ve Şam’ın yazılı Kürd kültürü üzerindeki etkisi azımsanacak gibi değildir. 

Arap dünyasının en önemli ülkesi Mısır’dır; en fazla kitabın yayımlandığı, en fazla dergi ve gazetenin çıktığı ve en fazla filmin çekildiği ülke Mısır’dır. Bu ülke başka dil ve kültürlerin gelişmesine de ön ayak olmuştur. Örneğin ilk Kürd gazetesi olan Kürdistan’ın (1898) ilk sayısı Kahire’de yayımlanmıştır.  Mısır çok dinli, çok uluslu bir ülkedir. 

Mısır’da roman Corci Zeydan’la (1861- 1914) başlar. Zeydan, tarihi romanlarıyla dikkat çeker, yazdıklarında Alexandre Dumas’tan izler taşır. Zeydan, Müslüman değil, dini bütün bir Hıristiyan’dır. Zeydan dışında aşağı yukarı aynı zaman diliminde yaşayan Farah Antun’da (1873- 1924) Hıristiyan’dır; bu iki isim Mısır’da tarihi romanın öncüleri olmuşlardır. Bu iki isimden sonra roman dünyası genişler ve bu iki isme zaman içinde pek çok isim eklenir; Taha Hüseyin, Mahmud Teymur ve Abbas Mahmud el Akkal, Hüseyin Heykel ve Necip Mahfuz. 

Bu kadar isim bu yazı için yeterli. Dikkat çekmek istediğim ikinci ülke Suriye’dir. Tarih, coğrafya ve siyaset göz önüne alındığı zaman Suriye’yi Mısır ve  Lübnan ile birlikte anmak gerekir, üçü kültürel iklimde bir hattır. Suriye’de 1920- 1939 yılları arasında değişik dillerde 375 adet dergi ve gazete yayımlanmıştır. Suriye’de roman ise şiirden sonra gelişmiştir; şiir daha çok etkilidir, siyasi toplantılarda, yürüyüşlerde şiirler okunur, hatta bildiri gibi şiirler yazılıp dağıtılır. 

Modern Suriye edebiyatının kurucularından biri Şekip Arslan (1869- 1946), diğeri Muhammed Kurd Eli’dir. Şekip Aslan, Dürzi bir ailenin oğludur. Yazdığı şiir ve hikayelerin yanı sıra yaptığı Chateaubriand’ın kimi şiirlerini ve Ren ve Atala adlı romanını çevirmiştir. Suriye’de ilk romanlar tıpkı Mısır’daki gibi konusunu İslam tarihinden alır. Corci Zeydan’nın benzeri romancılar Suriye’de de vardır. Bunlar arasında en önemlisi Ma’ruf el Arnavut’tur (1892- 1948). Ma’ruf, Kureyş’in Efendisi adıyla yayımlanan romanında Muhammed’i, Ömer romanında halife Ömer’i anlattır. Bazen, ülke dışına çıkar, İspanya’ya uzanır, bu sefer gemileri yakan, bir daha geri dönüş yok diyen Tarık Bin Ziyad’ı anlatır. Ma’ruf’un anlatısında amaç edebi bir çeşni sunmak değildir, o,  bir fikir ileri sürer ve roman fikri açıklar sadece. Ma’ruf’un döneminde Suriye, Fransız sömürgesiydi. Bu yüzden olsa gerek yazılan her roman gıdasını dinsel tarihten alıyordu. Amaç roman yazmak değildi. Amaç, Hıristiyan Batı dünyasının, İslam dünyasından üstün olmadığını ispatlamaktı. Bunun içinde İslam tarihi bulunmaz bir kumaştı, pek çok roman dokunacaktı. Ma’ruf peşinden pek çok yazar sürükledi. 

Suriye, Mısır ve Lübnan’da ilk romanlar/ anlatılar güçlerini kıssalardan alırlar. Bunun için İslam tarihi en büyük kaynaktır. Tarih, hor görülen İslam ve Arap dünyasının büründüğü bir zırhtır; Araplar, kendilerini burada savunurlar. Mısır’da, 1930’dan itibaren Muhammed’in hayatı yazılmaya başlanır. Taha Hüseyin tarafından (1933) yazılan Siyere Dair adlı eser, en kayda değer olanıdır; bu kitapla Muhammed, hikaye edilir. Bu yüzden midir bilinmez, Taha Hüseyin öldüğü zaman halkın gözünü açan ama (kör) olarak anılır. Yazılan kitapların tümünde bir reddiye vardır. Çünkü on dokuzuncu yüzyılda Batılı yazarlar, Arap dünyasını, İslam’ı ve İslam’ın kurucusu olan Muhammed’i dört halife ile birlikte karşılarına almışlardır. Voltaire’in Muhammed ve Bağnazlık adlı piyesi ilk aklıma gelen olumsuz örneklerdir. Tevfik el Hakim, bu piyese karşılık bir piyes yazar. Muhammed ile ilgili en geniş kitap ise şair, romancı ve eleştirmen Abbas Mahmud el Aqqal (1889- 1964) tarafından yazılmıştır: Muhammed’in Dehası. Muhammed’in hayat hikayesinin yazımı sürer. Abdullah eş- Şarkavi’nin Özgürlük Peygamberi (1962, kitabın İstanbul baskısı 2004) adlı kitabı türün en ilginç olanıdır. Bu kitaba göre Muhammed, Marx’tan önce sosyalizmi benimseyen bir kişi olarak anlatılır. Muhammed bir işçidir bu romanda, adaletsizliğe karşı çıkar. Bir yanda Yahudi tüccarlar, diğer yandan yoksullar vardır. Muhammed, yoksulları yanına alarak devim yapar. Kitabın tezi ise Muhammed bir insan olarak alınmasına odaklanmıştır. Kısa bir not, Muhammed’in devrimci olması tezi, Hubert Grimm’in Mohommed (1892) adlı kitabında da işlenir. 

Suriye ve Mısır edebiyatında Kürd yazarlar ise saygın bir yere sahiptirler. Mısır’dan Abbas Mahmud el Aqqal, Suriye’den Muhammed Kurd Eli yaşadıkları ülkelerin edebiyatlarında birer köşe taşı, birer kurucudurlar. Kurd Eli, modern Suriye edebiyatının ve edebiyat kurumlarının ilk kurucusu olarak anılır. Aqqal, Doğu- Batı sorunsalında Türkiye’de Peyami Safa ile karşılaştırılır.    

YORUMLAR (0 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılanlardan imp-news sorumlu tutulamaz