Altan kardeşlerin davası ertelendi
Altan kardeşlerin de aralarında bulunduğu 17 sanıklı ‘Fetullah cemaatinin medya yapılanmasına’ yönelik davanın ilk duruşmasının, SEGBİS sistemindeki arıza nedeniyle başlamadan ertelendiği bildirildi.
19.06.2017

IMPNews - Nazlı Ilıcak, Ahmet Altan, Mehmet Altan, Ekrem Dumanlı, Tuncay Opçin ve Emre Uslu’nun da aralarında bulunduğu 17 sanıklı ‘Fetullah cemaatinin medya yapılanmasına’ yönelik davanın ilk duruşmasının, SEGBİS sistemindeki arıza nedeniyle başlamadan ertelendiği bildirildi.

İstanbul Adalet Sarayı’ndaki 26’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanan ilk duruşmaya tutuklu sanıklar Nazlı Ilıcak ve Mehmet Altan,  Fevzi Yazıcı, Şükrü Tuğrul Özşangül ve Yakup Şimşek getirildi. Tutuklu sanık Ahmet Altan’ın duruşmaya SEGBİS ile katılacağı öğrenildi. Tutuksuz sanık Tibet Murad Sanlıman ile firari sanıklar Abdulkerim Balcı, Mehmet Kamış, Ekrem Dumanlı, Emre Uslu, Osman Özsoy, Şemseddin Efe, Tuncay Opçin, Ali Çolak, Bülent Keneş ve Faruk Kardıç, ise duruşmaya gelmedi. Duruşmaya, aralarında İngiltere, Almanya, Fransa, Danimarka, İsveç’in de bulunduğu birçok ülkenin konsolosluk temsilcileri ile CHP Milletvekili Dursun Çiçek de izleyici olarak katıldı. Duruşma, sanıkların kimlik tespiti ve yoklama işlemleri ile başladı. Bu sırada Mahkeme Başkanı Kemal Selçuk Yalçın, ses sisteminde teknik bir arıza olduğunu bu nedenle duruşmaya 14.00’e kadar ara verdiğini söyledi.

‘Suç işlediler’ iddiası

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Altan kardeşler ile Nazlı Ilıcak’ın darbe girişimini öncesinden bildikleri, darbe girişimine zemin hazırlayan söylem ve propagandalarda bulundukları iddia edildi.

Bu üç isim hakkında, darbeye teşebbüs suçunu oluşturan, “Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme” ve “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Altan kardeşler ile Ilıcak’ın söz konusu suçu FETÖ terör örgütü adına işledikleri belirtilerek “Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçundan ayrıca 7 buçuk yıldan 15’er yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Dursun Çiçek adalet istedi

Balyoz davasında yargılanan ve 4 yıl hapis yatan emekli kurmay albay CHP Milletvekili Dursun Çiçek, Ahmet ve Mehmet Altan kardeşlerin yargılandığı davayı takip ediyor. Çiçek davaya ilişkin olarak, “Adalet” isteyerek, “Kin ve nefret yok. Herkes için adalet istiyorum” dedi.

Çiçek şu ifadeleri kullandı: “Bugün yargılanan arkadaşlar kumpas davalarında iktidarın yanında yer aldılar. Şimdi geldikleri noktada hukuk ve adaletin ne anlama geldiğini çok daha iyi anladılar. Ankara’dan İstanbul’a yürüyoruz, adalet istiyoruz. Herkes için istiyoruz, herkes için adil yargılanma istiyoruz. Siyasi iktidarın yargı üzerindeki baskısının bir an önce kalkmasını, hakimlerin de dosyaya göre karar vermesini talep ediyoruz. Bu mücadelede her zaman hukuk ve adaletin yanındayız. Kin ve nefret içinde değiliz. İnsanları seviyoruz. Herkesin de doğruları yapması gerektiğine inanıyoruz.”

Gazetecileri ‘darbe’ ile suçlayan ilk dava

Altan kardeşler ve Ilıcak’la birlikte 15 kişinin daha yargılandığı dava gazetecilerin 15 Temmuz darbe girişimine ‘iştirak etmekle’ suçlandıkları ilk dava olma niteliği taşıyor.

Ahmet Altan hakkında kapatılan Taraf gazetesinin genel yayın yönetmenliğini yaptığı dönemde çıkan bazı haberler, 3 köşe yazısı, 14 Temmuz tarihinde katıldığı bir televizyon programında yaptığı yorumlar, HTS (telefon konuşmaları) kayıtları ve tanık ifadeleri gerekçe gösterilirken, Mehmet Altan hakkında ise 2 köşe yazısı, Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak’la 14 Temmuz’da katıldığı televizyon programı, tanık ifadeleri, HTS kayıtları ve evinde bulunan 6 adet 1 dolar delil olarak sunuluyor.

İddianamede diğer 13 kişi hakkında darbe suçlamalarına ek olarak ‘Terör örgütü yöneticisi olma’ veya ‘Terör örgütü üyeliği’ suçlamaları yöneltilirken Tibet Murat Sanlıman ise ‘Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek’ ile suçlanıyor.

Erdoğan ve 65. hükümet ‘suçtan zarar görenler’ arasında

Davada Altan kardeşler ve Ilıcak’a ek olarak Ekrem Dumanlı, Emrullah Uslu, Tuncay Opçin, Abdülkerim Balcı, Şemseddin Efe, Osman Özsoy, Faruk Kardıç, Fevzi Yazıcı, Mehmet Kamış, Şükrü Tuğrul Özşengül, Yakup Şimşek, Bülent Keneş, Ali Çolak ve Tibet Murat Sanlıman sanık olarak yargılanıyor.

Altanlar ve Ilıcak’la birlikte Fevzi Yazıcı, Şükrü Tuğrul Özşengül ve Yakup Şimşek tutuklu olarak yargılanırken Tibet Murat Sanlıman ise tutuksuz olarak yargılanıyor. Geri kalan 10 kişi hakkında ise yakalama kararı bulunuyor.

247 sayfalık iddianamede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve 65. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ‘suçtan zarar görenler’ olarak yer alıyor.

Zaman yazarlarının davası eylülde

Aralarında kapatılan Zaman gazetesinin eski yazarları Şahin Alpay, Mümtazer Türköne ve Ali Bulaç’ın da bulunduğu 30 kişinin yine ‘darbeye iştirak’ etmekle suçlandığı bir başka davanın ilk duruşması Eylül ayında görülecek.

‘Terör örgütü üyeliği’ suçlamasıyla yargılandıkları davada tahliye edildikten sonra ‘darbe’ suçlamasıyla tekrar gözaltına alınan ve aralarında Atilla Taş ile Murat Aksoy’un da bulunduğu 13 gazetecinin ilk duruşma tarihi ise henüz belli olmadı.

Uluslararası kuruluşlar izliyor

Aralarında Af Örgütü, Article 19, PEN International ve Index on Censorship gibi örgütlerin bulunduğu pek çok uluslararası ifade özgürlüğü kuruluşu duruşmayı takip etmek için gözlemci gönderdi.

Duruşma öncesinde Çağlayan Adliyesi önünde toplanan Türkiye ve Türkiye dışından gazeteciler ile meslek örgütü temsilcileri birlikte fotoğraf çektirdi.

Article 19, Index on Censorship ve PEN International cuma günü bir ortak açıklama yayımlayarak davanın ‘siyasi amaçlı’ olduğuna inandıklarını belirtmişlerdi. Açıklamada, “yetkilileri, uluslararası yasalar altında açık bir şekilde suç teşkil eden fiillerin kanıtını sunmadıkları takdirde tüm suçlamaları düşürmeye ve tutuklu sanıkları derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakmaya çağırıyoruz” denilmişti.

Article 19 ayrıca Altan kardeşlere yönelik suçlamaları inceleyen bir uzman görüşü de hazırladı ve bunu da duruşmada mahkemeye sunacak. Görüşte, atfedilen suçlamaların, ifade özgürlüğü hakkının yasal olmayan bir şekilde kısıtlanması anlamına geldiği savunuluyor. (A.T.K)

YORUMLAR (0 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılanlardan imp-news sorumlu tutulamaz