Aydın: Şengal sorunu Kürdler arasında çözülmeli
Kürd Politika Araştırma Merkezi direktörlerinden Burak Aydın, Şengal sorununun Kürdler arasında çözülmesi ve başka güçlerin bu soruna dahil edilmemesi gerektiğini ifade ediyor.
26.04.2017

Yeter Polat ypolat@imp-news.com

IMPNews - Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, 25 Mayıs Salı günü sabaha karşı Şengal Dağı ile Derik’e bağlı Qereçox’daki YPG, YBŞ ve Peşmerge mevzilerine düzenlediği hava saldırısında 18 YPG’li ile 5 Peşmerge yaşamını yitirdi, onlarca insan da yaralandı. Bölgedeki gelişmeleri ve IŞİD karşıtı mücadeleyi sekteye uğratabilecek bu saldırıdan hemen önce Türkiye’nin ABD, Bağdat, Erbil ve uluslararası koalisyonu haberdar ettiği, ancak adı geçen tarafların saldırıyı onaylamadığı ortaya çıktı.

ABD’nin sert tepki gösterdiği saldırı ardından Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Rojava’yı kapsayan uçuşa yasak bölge uygulamasının başlaması gerektiğine vurgu yaptı. Olay yerinde incelemeler yapan ABD’li askeri yetkililerin raporlarının bir süre sonra bölgede çeşitli değişikliklere neden olabileceği beklentileri üzerinde duruluyor.

Türkiye’nin askeri operasyonunun amaç ve sonuçlarını Washington’da bulunan Kürd Politika Araştırma Merkezi (Kurdish Policy Research Center) direktörlerinden Burak Aydın, IMPNews’e değerlendirdi. Aydın, Türkiye’nin bu harekatla bir taşla 2 kuş vurduğunu belirterek, Türkiye’nin 2 büyük Kürd partisini karşı karşıya getirdiğini ve aylardır yapmak istediği YPG’ye karşı operasyonu hayata geçirdiğini ileri sürdü. Aydın, sözkonusu gelişmelerin sebeplerinden biri olan Şengal sorununun da Kürdler arasında çözülmesi gerektiğini, başka güçlerin bu soruna dahil edilmemesi gerektiğini savundu.

- Türkiye, Şengal ve Rojava saldırısını uluslararası koordinasyondan habersiz yapılmış olabilir mi?

Türkiye’nin bu hava operasyonunu koalisyon güçlerinden bağımsız olarak yaptığını düşünüyorum. Obama yönetimi her defasında YPG’yi ittifak gücü ve “our boots on the ground” yani IŞİD’e karşı “bizim kara kuvvetlerimiz” diye adlandırdı. Türkiye’nin bu zamana kadar beklemesinin sebebi de budur. Türkiye, Trump Hükümeti’nin bunu değiştireceğini düşündü. Trump seçildikten sonra ise, Türkiye Washington’a neredeyse 10 defa bakan seviyesinde heyetler gönderdi. Bu heyetlerin gündemlerinde 2 konu vardı: Birincisi, YPG’nin terör listesine alınması, ikincisi ise Gülen’in iadesi. Trump yönetiminin YPG’ye olan bakış açısının Obama yönetiminden farksız olacağını anladıktan sonra da bu harekata başvurduklarını düşünüyorum. Yani koalisyon güçlerinden habersiz ve altyapısı çok önceden hazırlanmış bir harekattır.

- Bu operasyon Kürdler arası mevcut gerilimi arttırır mı yoksa beklenmedik bir ittifaka da yol açabilir mi?

Türkiye stratejik bir hamle yaptı aslında. Eğer sadece YPG veya YBŞ’ye karşı atağa geçseydi ve kayıpları da sadece onlar verseydi; Kürdistan Bölgesel Yönetimi (özellikle KDP) bu olay üzerinden Türkiye’yi kınayacak, PYD ve YBŞ ile olan temaslarını aynı ölçüde devam ettirebilecekti. Fakat şu anda, YBŞ’nin Şengal’deki varlığından dolayı Türkiye’yi yapmış olduğu hava harekatından dolayı kınamıyor. Yani Türkiye bu operasyonla bir taşla iki kuş vurmuş oluyor: En büyük iki Kürd partisini karşı karşıya getirmek ve aylardır istediği operasyonu YPG’ye karşı hayata geçirebilmek.

Şunu açıkça belirtmek istiyorum; Türkiye’nin Şengal’e müdahalesi kabul edilemez. Eğer YBŞ bir sorun ise, bu Kürd Bölgesel Hükümeti’nin sorunudur ve Kürd partileri aralarında çözme iradesini göstermelidir ve hep bir ağızdan Türkiye kınanmalıdır ki gelecekte bu tür durumlara hazır olunabilinsin.

- Türkiye'nin asıl hedefi PKK'nin Şengal'den çıkarılması mı yoksa Kandil'e yapacaklarını söyledikleri operasyon mu?

Türkiye defalarca şunu ortaya attı: “Şengal ikinci Kandil haline geldi.” Yani bugün Şengal, Kandil olduğu için operasyon altındaysa, yarın Kandil’e bir operasyon neden yapılmasın? Her iki bölge de coğrafik olarak Kürd Bölgesel Yönetimi’nin sınırları içerisinde bulunuyor. Şengal teknik olarak hala Irak yönetimine bağlı fakat güvenliği Peşmerge tarafından sağlanıyor; yani hala kompleks bir durumda.

- Peşmerge Bakanlığı'nın olayın hemen ardından yaptığı açıklamada, PKK'nin Şengal'i terk etmesi istendi. Erbil’in bu operasyona dair tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Güney Hükümeti uzun zamandır YBŞ’nin Şengal’i terk etmesi için çağrılarda bulunuyor. Bu çağrı Başbakan Neçirvan Barzani’den Peşmerge komutanlarına kadar yapıldı. Fakat, takip ettiğimiz kadarıyla, iki büyük parti yani PKK ve KDP Şengal’i müzakere edebilmiş değiller. YBŞ’nin Şengal’den çıkması bütün bölgenin istikrara ulaşacağı anlamına gelmiyor. Şu anda yapılmaya çalışılan da zaten YBŞ ve YPG’yi dekredite etmek, etkisizleştirmek. Peşmerge Komutanlığı daha üretici ve net bir açıklama yapabilirdi. Türkiye’yi üstü kapalı bir şekilde kınayıp, YBŞ’ye sert ve açık bir ultimatom vermek bence çelişkilerle dolu bir durum. Şengal Kürdistan’ın iç sorunuysa, o şekilde çözülmeli ve dışarıya peşkeş çekilmemelidir.

- Türk saldırısının Rakka ve genel olarak YPG'nin IŞİD karşıtı desteğinde kesintiye yol açar mı?

YPG’nin çok başarılı bir şekilde Rakka’ya ilerlediğini görüyoruz. Bu başarılarının sebebi koalisyon güçleri (Türkiye hariç) özellikle de Amerika’nın hava desteği oldu. Yakın geçmişte, Amerika ve Rusya ağır silahlarla birlikte, YPG’ye zırhlı araç sevkiyatları yaptı. Şu anda SDF (YPG de bu yapının bir bileşeni) IŞİD’e karşı en etkili güç konumunda. Bu sebeple, koalisyon güçlerinin yardımlarını keseceğini düşünüyorum. Aksine, Türkiye’nin operasyonlara son verme çağrısı yapabileceklerini düşünüyorum. Şu anda bütün dünyanın ana hedefi IŞİD iken, Türkiye’nin inatçı ve vurdum duymaz tavırlarla farklı noktalara sadece kendi çıkarları için saldırması bence Batı’dan tepki görecektir. (A.T.K)

YORUMLAR (0 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılanlardan imp-news sorumlu tutulamaz