HDP'li Nursel Aydoğan tahliye edildi
HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, tutuklanmasından 6 ay sonra çıktığı hakim karşısında tahliye edildi.
21.04.2017

IMPNews - HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, tutuklanmasından 6 ay sonra çıktığı hakim karşısında tahliye edildi. Aydoğan, milletvekillerinin tutuklanma nedeninin HDP'nin 7 Haziran'daki seçim başarısı olduğunu söyledi.

HDP milletvekillerine yönelik 4 Kasım 2016’da yapılan eş zamanlı operasyonda tutuklanarak hakkında 103 yıla kadar hapis istemiyle dava açılan HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan'ın yargılamasına başlandı. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya HDP'li Aydoğan tutuklu olduğu Silivri Cezaevi'nde SEGBİS üzerinden katılırken, avukatı ve Diyarbakır Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Serhat Eren duruşmada hazır bulundu. HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, HDP milletvekilleri Sibel Yiğitalp, Feleknas Uca, Ziya Pir, Mahmut Toğrul ve Sibel Yiğitalp, HDP il yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda kişi izleyici olarak duruşmaya geldi.

Kimlik tespiti ve iddianamenin özetinin okunmasıyla başlayan duruşmada Aydoğan'ın avukatı Abdulkadir Güleç ilk olarak söz aldı. Aydoğan'ın yasama dokunulmazlığının hukuka aykırı bir şekilde kaldırıldığını, müvekkilinin halen milletvekili olduğunu ve yasama dokunulmazlığının devam ettiğini belirterek, yargılamanın durdurulması talebinde bulundu. Güleç ayrıca, dokunulmazlığı kaldırılan CHP, MHP ve AK Parti milletvekillerinin hiç birinin tutuklanmadığını, sadece HDP'li milletvekillerinin tutuklandığını ifade ederek, bunun Anayasa'da ayrımcılık yasağının ihlali olduğunu vurguladı. Ancak mahkeme bu talebi reddetti.

'Operasyon Ankara'da planlandı'

Kararın ardından Aydoğan'ın savunmasına geçildi. Aydoğan, dokunulmazlıklarımızın kaldırılması tutuklanmaları ve mahkeme yargılanmaları nedeninin 7 Haziran'da ortaya çıkan seçim sonuçları olduğuna dikkat çekerek, bu seçimin sonucunda AK Parti’nin hükümeti kuracak çoğunluğa ulaşamadığını hatırlattı. Tutuklu olduğu milletvekilliğini sürdüremez hale getirildiğini dile getiren Aydoğan, “Tutuklanmam nedeniyle seçmenlerimi ve halkı temsil etme gücüm elimden alınmıştır. Bir hukuksuzluk ile karşı karşıyayım. Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) milletvekillerinin tutuklu yargılanmayacağına dair 2013 yılında karar vermiş. Bu karara rağmen 4 Kasım'da tutuklandım. AYM bu konuda yaptığım başvurunun henüz incelemeye alınmadığını biliyorum" diye kaydetti.

Siyasi iktidar yargı üstünde baskısı olduğunu dile getiren Aydoğan, “4 Kasım'da 13 HDP'li milletvekilinin gözaltına alındığı operasyonu hukuk ile izah etmek zor. Bu operasyonda Ankara'da planlandı. Bazı hakim ve savcılar eliyle yapıldı. Gözaltına alınıp götürüldüğüm Şırnak'ta maruz kaldığım demokrasi ve insan hakları açısından kabul edilemez buluyorum. AYM ve mahkemelerin bu aşamada bizi (milletvekillerini) tutuksuz yargılayacağını düşünmüyorum. Mahkemelere gelmemizin nedeni yargıya değil siyasi iktidara olan tavrımızdır" dedi.

Aydoğan, Diyarbakır'da hakkında açılan bir davanın 3 aylık kısa bir sürede sonuçlandırılarak kendisine 4 yıl 8 ay hapis cezası verildiğini belirtti.

'Cenazelere katılmak insani ve vicdani bir görev'

Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) sivil ve demokratik bir yapılanma olduğunu ifade eden Aydoğan, DTK'nin yasadışı bir kurum olmadığını söyledi. Siyasi parti faaliyeti kapsamında yaptığı bütün çalışmaların "yasadışı" olarak gösterildiğini ifade eden Aydoğan, "Bunu yapanlar çatışmaların çıkmasını, ölümlerin olmasını mı istiyor? Milletvekili olmayalım mı yani" diyerek suçlamalara tepki gösterdi. Mahkeme başkanın çatışmalarda yaşamını yitiren PKK'lilerin cenazelerine neden katıldığı şeklindeki soruya Aydoğan, “Cenazelere insani ve vicdani duygularla gittim ve katıldım. Bir görev olarak biliyorum. Beni seçen halkın yanında olmak dertlerini, acılarını ve sıkıntılarında yardımcı olmak zorundayım" cevabını verdi.

Kürdlere uygulanan inkar ve asimilasyon politikaları nedeniyle PKK'nin ortaya çıktığı ifade eden Aydoğan, Kürd Meselesi’nin çözümünün dünyadaki benzer örneklerde olduğu gibi diyalog ve müzakere ile olacağını söyledi.

Cezaevinde 3 ay boyunca tek kişilik hücrede tecrit koşullarında kaldığını belirten Aydoğan, yaşadığı ağır sağlık sorunları nedeniyle tedavi için hastaneye gitmek istediğini, ancak elleri kelepçelenmesini kabul etmediği için hastaneye götürülmediğini söyledi. Aydoğan savunmasını bitirmesi ardından duruşmaya öğle arası verildi.

Aranın ardından savunma yapan Aydoğan'ın avukatı Abdulkadir Güleç, müvekkili Aydoğan hakkında fezleke hazırlayan, dinleme kararı veren 6 savcı ve hakimin “FETÖ/PDY" soruşturması kapsamında HSYK tarafından ihraç edildiğini söyledi. İddianamede, yasal ve legal faaliyet yürüten siyasetçilerin "yasadışı örgüt üyesi" olarak gösterilmesinin hukuksuz ve temelsiz olduğunu söyledi. Aydoğan'ın tahliye edilmesini istedi.

Savunmaların ardından mahkeme heyeti, Aydoğan'ın tutuklu kaldığı süreyi göz önünde bulundurarak "adli kontrol" şartıyla tahliyesine karar verdi.

Dava hakkında

Aydoğan 4 Kasım 2016'da Diyarbakır’da gözaltına alınıp götürüldüğü Şırnak’ta tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne konulmuştu. Aydoğan'ın tutuklandığı Şırnak’ta avukatı olmadan ifade verdiği ortaya çıkmıştı. Aydoğan hakkında açılan dava yetkisizlik kararı verilerek Şırnak'tan Diyarbakır' a gönderilmişti. Aydoğan “örgüte üye olmak”, 14 defa “örgüt propagandası yapmak”, 2 defa “2911 Sayılı Kanuna Muhalefet”, 2 defa “Suç ve suçluyu övme”, “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Etmek” ve “Halkı Kanunlara Uymamaya Tahrik Etmek” ile suçlanıyor. Aydoğan, 2007 ve 2016 yılları arasında siyasi parti faaliyetleri kapsamında Diyarbakır, Siirt, Batman, Mardin, Urfa, Elazığ ve Şırnak illerinde katıldığı eylem ve etkinliklerde yaptığı konuşmalar ile Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Demokratik Özgür Kadın Hareketi’nde (DÖKH) yaptığı ileri sürülen çalışmalar nedeni ve 8 Mart’a katılması nedeniyle suçlanıyor. Aydoğan, 2011 yılında Diyarbakır’da katıldığı 5 ayrı basın açıklaması, yürüyüş ve cenaze töreni nedeniyle Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada “Örgüt üyesi olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasına çarptırılmıştı. Bu ceza Antep Bölge Adliye Mahkemesi’nce (istinaf) onanmıştı. (M.E)

YORUMLAR (0 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılanlardan imp-news sorumlu tutulamaz