Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü
Türkiye'de, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'ne birçok gazeteci işsiz olarak ve başka mesleklere geçiş yapmış bir dönemde girdi.
10.01.2017

IMPNews - Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ile ilgili yayınladığı mesajında, “Basın mensuplarımızın, terörle mücadelenin yanı sıra, demokrasimizin güçlenmesine, ülkemizin ilerlemesine, birlik ve beraberliğimizin korunmasına önemli bir katkı sağlayabileceklerine inanıyorum" dedi.

Cumhurbaşkanlığı'nın internet sitesinden yapılan açıklamada işsiz ve tutuklu gazetecilerden bahsedilmezken, gazetecilerin “terörle mücadeleye katkısı” vurgulandı.

“Kamuoyunun doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesini ilke edinmiş tarafsız ve özgür basın, demokratik, şeffaf ve gelişmiş devletlerin önemli güçlerinden biridir” denen açıklamada internet gazeteciliği ile sosyal medyanın etki alanının genişlediği belirtildi, “Medyanın bağımsızlığının en iyi biçimde sağlanması için, hukuki düzenlemeler kadar, basın kuruluşlarının ve çalışanlarının, meslek ahlakına, tarafsızlık ilkesine uymaları, başkalarının hak ve özgürlüklerine saygıyı esas almaları, toplumsal sorumluluğu göz önünde bulundurmaları da önemlidir” ifadeleri kullanıldı.

Gazetecilerden yardım istedi

“Doğru ve tarafsız habercilik anlayışını her zamankinden daha önemli hale getirmiştir” denen açıklamada sosyal medya aracılığıya “kamuoyunun yanıltıldığı, terör propagandası yapıldığı” belirtildi ve şu ifadeler kullanıldı:

“Milletimizin güvenlik ve huzuruna kasteden odakların terör faaliyetlerine hız vermeye gayret ettikleri bu hassas süreçte basın mensuplarımızın, terörle mücadelenin yanı sıra, demokrasimizin güçlenmesine, ülkemizin ilerlemesine, birlik ve beraberliğimizin korunmasına önemli bir katkı sağlayabileceklerine inanıyorum.

“Bu düşünceler eşliğinde, başta Suriye olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinde son derece zor şartlar içerisinde hayatları pahasına görevlerini yerine getirmekte olan gazetecilere takdirlerimi belirtiyor, medya mensuplarımızın Çalışan Gazeteciler Günü’nü tebrik ediyor, kendilerine başarılar diliyorum.”

En az 2 bin 500 gazeteci işsiz bırakıldı

Olağanüstü Hal'in ilan edilmesinden beri 178 medya kuruluşu kapatıldı. 2016'nın üçüncü çeyreğine ilişkin BİA Medya Gözlem Raporu'na göre bu kuruluşlarda çalışan en az 2 bin 500 gazeteci işsiz kaldı.

İşsiz kalan gazeteciler, KHK'lar ile kapatılan kuruluşlardan tazminatlarını almaları yine 675 sayılı KHK yolu ile engellendi.

Sosyal Güvenlik Kurumu Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü'nün yayınladığı 2016-16 sayılı Genelge kapsamında KHK'lar ile kapatılan yerlerde çalışan gazetecilere, işten ayrılış nedeni olarak “36- OHAL/KHK” kodu kullanıldı.

Birçok gazeteci farklı mesleklere yöneldi

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ne 10 bine yakın medya çalışanı işsiz giriyor. OHAL’le birlikte mesleğinden uzaklaştırılan gazeteciler farklı mesleklere geçiş yaptı.

Marangozluk yapan, pazarcılığa başlayan eski medya çalışanları yaşadıklarını anlattı.

Cumhuriyet’ten Seyhan Avşar'ın haberi şöyle:

Ekonomi editörü Gökhan Kazbek, kameraman Mevlüt Aydoğan, kameraman İsmail Yıldırım ve teknik yönetmen Kemal Demir... İşsiz kalıp sektör değiştiren medya çalışanı dört isim. 15 Temmuz darbe girişiminin ve OHAL’in mağdur ettiği dört isim, ailelerine bakmak, kredi borçlarını kapatmak ya da çocuk okutmak için ayakta kalmaya çalışıyor. Türkiye’de, gazeteciliğin geleceğinden umutsuzlar. “Başka işler yapmaya mecbur bırakıldık” diyorlar.

Hâlâ telsiz dinliyor

Gökhan Kazbek (51) ve Mevlüt Aydoğan (49), 2009 yılından beri TRT TÜRK’te beraberdi. Gezi direnişi sırasında sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterildi. Önce, Aydoğan, sonra da Kazbek işten çıkarıldı. Farklı medya organlarında iş buldular. Kazbek, İMC TV’de çalışıyordu. Aydoğan ise kayyum atandıktan sonra Cihan Haber Ajansı’nda işe başlamıştı. İki arkadaş, 2016 yılında ise KHK mağduru oldu.

Şimdi, Okmeydanı’nda bir marangoz atölyesinde bir araya geldiler. Aydoğan, mesleki alışkanlığından vazgeçememiş, hâlâ polis telsizi dinliyor. Kazbek’in kamerası yanıbaşında. El emeği göz nuru ahşap aksesuarları, yakında internetten satışa sunacaklar.

Kazbek, işsizliğin gazeteciliğin kaderi olduğunu söylüyor. TRT’den atılınca tazminatı bile verilmemiş. “Birçok yere CV yollamaya başladım. Ama geri dönüş olmadı. 20 yılı aşkın süredir gazetecilik yapan birinin kurumlara CV yollayarak girmeye çalışması çok acı. Zor günler geçirirken, bir arkadaşım, ‘İMC TV’de çalışmak istemez misin?’ diye sordu. Ben de kabul ettim. İMC TV, Türkiye’de ve dünyada olması gereken haberciliği yapıyordu. Son dakikaya kadar çok iyi habercilik yaptık. 2 yıl çalıştığım İMC TV, KHK ile kapatıldı. Yine işsiz kaldım” diyor.

Umudumuz ağaçta

Kazbek, en çok da genç arkadaşlarının işsiz kalmasına üzülmüş: “Onlar işsiz kalmaya alışık değiller. Büyük şok içerisindeydiler. Evin kirası, faturalar...” Kazbek, marangozluk serüvenini ise şöyle anlatıyor: “Ağaçla aksesuar yapmaya ilgim vardı. Mevlüt Aydoğan ile bu marangozda buluştuk. ‘Kim Milyoner Olmak İster’ yarışmasından da 15 bin TL kazandım. Benim katıldığım bölüm yılbaşı gecesi yayınlandı. İşlerimiz şu an pek parlak değil. Ama umudumuz ağaçta...”

Televizyondan pazara

Kemal Demir (24) kapatılan TV10’nun teknik yönetmeni... Demir, TV10’a kurulduğu ilk günden beri emek veren isimlerden. Çalıştığı süre boyunca yüz binlerce kilometreyi kat etmiş, 1500’den fazla köy ziyeret ederek çekimler yapmış. Kapatılma kararını ilk öğrenen isim olan Demir, şunları söylüyor: “Bir anda yayının kesildiğini fark ettim. Teknik bir problemdir diye çok paniklemedim. Teknik sorun yoktu. Türksat’ı aradım. ‘TV10’dan arıyorum’ dedim. Telefondaki ses, çok kaba bir konuşma biçimiyle ‘kapattık’ dedi.” Demir, 6 ay sonra baba olmaya hazırlanıyor. Bebek heyecanını bile tam olarak yaşayamamış. Kredi borçları birikince, ailesinin desteğiyle pazarcı olmaya karar veren Demir, haftada 3 gün çeyizlik hurç satıyor.

Eşimle kafa kafaya verip ağladık

Mevlüt Aydoğan, kendini ‘alaylı’ kameraman diye tanıtıyor. Sektörde, habere motosikletiyle gitmesiyle ve hızıyla tanınıyor. Yeşilçam’da malzeme taşırken, 1994’te Kanal 7’de teknik yönetmen olarak işe başladı. 1999 yılında ise kamerayı sırtlandı. Kanal D, TRT, TRT TÜRK ve kısa bir Ulusal Kanal tecrübesi derken, Gezi direşini sırasında işsiz kaldı. Son olarak kayyım atanan Cihan Haber Ajansı’nda çalışma teklifi aldı. O dönemi şöyle anlattı: “İlk başta bu teklifi reddettim. 20 gün boyunca ısrarla aradılar. 3 çocuğum var. Mecburen kabul ettim. 15 Temmuz darbe girişiminde sokakta canım pahasına çalıştım. İyi maaş veriyorlardı. Buna güvenerek, çocuklarımın isteklerine, ‘evet’ demeye başladım. 28 Temmuz’da ajans kapatıldı.”

Cinnet getirirdim

Aydoğan, meslek hayatı boyunca en zor günleri bu süreçte geçirdiğini söylüyor. “Çocukların ihtiyaçlarını karşılayamayınca eşimle kafa kafaya verip ağladık. Saçım bembeyaz... Bu mesleğe çok emek verdim. Biz, gazeteciler, doktorun, mühendisin, öğretmenin haberini yaptık. Bir tek kendi haberimizi yapamadık. Bu ağaç oyma işi olmasaydı, cinnet getirip, tüm ailemi ve kendimi öldürebilirdim. Zor günler yaşattı bu meslek bana. Mesleğe bir daha dönmeyeceğim” diyor.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü

4 Ocak 1961’de kabul edilen ve basın çalışanlarının bazı haklar ve yasal güvence sağlayan “212 sayılı Basın Kanunu'nun Resmi Gazete'de yayınlanışının yıl dönümü. 1961'den beri kutlanılıyor.

Yasa ile kendilerine yüklenen sorumlulukları kabul etmek istemeyen Akşam, Cumhuriyet, Dünya, Hürriyet, Milliyet, Tercüman, Vatan, Yeni İstanbul ve Yeni Sabah gazetelerinin patronları, yasanın mesleki sakıncalar doğuracağını iddia eden bir ortak bildiriye imza atarak gazetelerini üç gün kapadıklarını duyurdular.

“Dokuz patron olayı” olarak basın tarihine geçen bu gelişme üzerine gazeteciler, boykot boyunca “Basın” adlı bir gazete yayımladılar. Basın Gazetesi 11 Ocak 1961'de yayına başladı, üç günlük boykot sırasında düzenli olarak yayını sürdürdü. Çalışan Gazeteciler Günü, bu olayın bir sonucu olarak ortaya çıktı.

1961-1971 arasında "Çalışan Gazeteciler Bayramı" adıyla, 12 Mart darbesinden sonra "10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü" olarak anıldı.

(M.E)

YORUMLAR (0 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. <br> Yazılanlardan BasHaber sorumlu tutulamaz.