Roboski unutulamaz
Yüzyıllardır trajedi yaşayan Kürd halkının başına 28.12.2011 tarihinde birde Roboskî trajedisi yaşatıldı. O gün yine felek Kürd halkına gazaba gelmişti.
28.12.2016

Yazı-Yorum /  Muhammed Emin Demir*

İnsanlık tarihinde yaşanmış öyle acı ve elem dolu olaylar var ki asla unutulmaz. Bu olaylar sadece yaşanılan halkın değil tüm insanlık aleminin hafızasında yer edinmiştir. Ne yazık ki Kürd halkının tarihinde yaşanmış böyle acı dolu hikaye o kadar çok ki saymakla bitmez.

Kürdlerin başına gelmiş trajediler üzerine ciltler dolusu kitap yazılsa az kalır. Kürdlerin trajedilerini yazmaya mürekkepler yetmez, kalemler yazmaz ve vicdanlar dayanmaz. Ama bu söylediklerim Kürdistanı işgal eden müslüman devletler için geçerli değil. Onlar insanlık tarihine geçmiş yüzlerce trajedi yaşattılar müslüman Kürd kardeşlerine.

Kürdlere Halepçeyi,  Enfali,  Amude Sinemasını, Dersimi,  Koçgiriyi, Van Özalpı,  Zilanı, Güçlükonakta 13 Kürd vatandaşın yakılarak öldürülmesini,  17-18 Ağustos tarihinde Şırnak'ı 2 gün 2 gece bombalanmasını ve Roboskî trajedilerini yaşattılar Kürd halkına ve ne yazık ki bu trajediler bugün Kürd şehirlerinin yakılıp yıkılması ile devam etmektedir.

Yüzyıllardır trajedi yaşayan Kürd halkının başına 28.12.2011 tarihinde birde Roboskî trajedisi yaşatıldı. O gün yine felek Kürd halkına gazaba gelmişti. Kürdçede bir atasözü var: “Felekê kumê xwe li serê me xwar kir”. Yani felek başımızdaki fesini ters çevirdi.

Düşman yine gerçek yüzünü göstermişti o gün.  Devletin savaş uçakları geçimini yıllardır kaçakçılıkla sağlayan 35 Kürd köylüsünü bombalayarak öldürmüştü. Olayın üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen yetkili kurumlar suçluları bulup yargı önüne çıkaramadılar. Kürd köylülerinin hala ne için ve kim tarafından öldürüldüğü belli değil. Ama dönemin İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e göre her şey belli ve ortadaydı.

Sorumluları bulup ortaya çıkarması gereken Şahin'e göre Roboskîliler kaçakçılık yapmış olduklarından dolayı ölümü hak etmiş oldukları için öldürülmüşlerdi. Şahin sözlerinin devamında ‘zaten öldürülmeselerdi yargılanacaklardı’ diyecek kadar alçaklaşıyordu. Daha da çirkefleşen Şahin yanlıştan doğru çıkmaz diyerek Roboskîlilerin kaçakçılık yaptıkları için öldürüldüklerini belirtip öldürülenleri yaşanan olayın birer figüranı olarak adlandırıyordu.

Özür dilenecek bir olayın yaşanmadığını belirterek sanki 35 sinek öldürmüş gibi Kürdlerin kanını değersizleştiriyordu. Sanki diyorsun bir tiyatro oynanıyordu ve Kürdler de bu tiyatroda rolleri gereği ölmüşlerdi.  Durum faşist bakana göre bundan ibaretti.

Soruyorum sizlere başka bir devlette 35 vatandaşı kendi savaş uçakları tarafından öldürülmüş bir bakan bu kadar insanlık dışı, insafsızca ve vahşi açıklamalar yapabilir mi? Başka devletlerde böyle bir olay yaşandığı zaman bakanlar istifa edip görevi bırakırlar. Ama bu devlet Türkiye olunca ve öldürülenler Kürd olunca her şey farklı oluyor.

Öldürülenler Türk olsaydı durum daha farklı olurdu muhakkak.  Ölenler Kürd idi ve Kürdleri öldürmek devlet içindeki derin güçler için alışılagelmiş bir durumdu. Çünkü öldürdükleri Kürd olunca kimseye hesap vermek zorunda kalmıyorlardı. Zaten kimse de hesap sormuyordu.

Kürdlerin kanı ucuzdu işgalci devletler için ve Kürdleri köle gibi görüyorlardı. Onun için canları istediği zaman kölelerini öldürüyorlardı. Hep Kürdler öldürülüyorlardı ve failleri belli değildi yani hep faili meçhule kurban ediliyorlardı. Evet değerli okuyucular bunca trajedinin üstüne bir de ‘Kürdler ne istiyor’ diyorlar. Kürdler sadece adalet istiyorlar ve Kürdistan’da özgürce yaşamak istiyorlar. Kürdler Allah'ın adaletini istiyorlar.  Allah'ın onlara verdiği ama Türk, Arap ve Farsların onlardan aldığı hakları istiyorlar.

Kürdler niye öldürüldüklerini, Allah'ın onlara verdiği canın ve dilin neden işgalci güçler tarafından onlardan alındığını öğrenmek istiyorlar. Evet Roboskililer de 5 yıldır olmayan adaletin peşinde çocuklarının katillerini arıyorlar. Ama ne yazık ki şehit aileleri ne adaleti bulabildiler ne de çocuklarının katillerini. Aileler ne tazminat ne de başka bir şey istemiyorlar. Onlar sadece çocuklarının katillerini bulmak istiyorlar.

Kaymakam'ın dövülmesi olayında 30-40 kişinin gözaltına alındığını ve 10-15 kişinin tutuklandığını belirten aileler, öldürülen 35 çocuğun kanının bir Kaymakam'ın kafasının kırılması kadar değerinin olmadığını belirterek sitemlerini dile getiriyorlar.

Devletin bir kafa kırma olayından 10-15 kişiyi tutukladığını ama katledilen 35 insan için bir kişinin bile gözaltına alınmadığını söyleyerek ‘adalet bu mu’ diye isyan ediyorlar. İktidardan umutlarının kalmadığını söyleyen aileler adalet için mektuplarını Allaha yazdıklarını ve adaleti ancak Allah'tan beklediklerini dile getiriyorlar.

TBMM çatısı altında kurulan Uludere Komisyonu’nun sonuç raporu da kocaman bir hayal kırıklığı meydana getirmiş. Dönemin başbakanı Erdoğan'dan defalarca randevu talep etmelerine rağmen taleplerine hiçbir şekilde karşılık alamayan aileler, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da çok tepkililer.

Olayın aydınlatılmasının Erdoğan'ın tavrına bağlı olduğunu belirten aileler, Erdoğan'ın o dönemde Roboskî için Ankara'nın dehlizlerinde kaybolmasına müsaade etmeyeceğiz dediğini ama tam tersi yönde tavır aldığını söylüyorlar. Ama ne olursa olsun Roboskîyi asla unutmayacaklarını ve katillerin peşini bırakmayacaklarını ciğerleri yanarak haykırıyorlar.

Evet değerli okuyucular Roboskî her zaman kara bulutlar gibi hükümetin üzerinde dolaşacaktır. Eğer hükümet kendini temize çıkarmak istiyorsa sorumluları biran önce bulup cezalandırması gerekmektedir. Aksi taktirde Kürd halkının gözünde Roboskî'nin faili olarak AKP hükümeti sorumlu olarak kalacaktır.

Aileler son olarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduklarını ve her vatandaş gibi adalet istediklerini belirtiyorlar. Çocuklarının 50 lira kazanıp geçimlerini sağlamak için kaçakçılık yaptıklarını başka bir amaçlarının olmadığını söylüyorlar. Zira ailelerin kaçakçılıktan başka çareleri de yoktu. Çünkü başka yapacak bir işleri olmamakla birlikte ne bir ticaret ne tarım ve nede çalışacak bir fabrika yoktu Uludere'de.

Meraları devlet tarafından yasaklandığı için hayvancılık da yapamıyorlar. Velhasıl Roboskililer ya kaçakçılık yapıp yaşayacaklar yada açlıktan ölecekler. Yani anlayacağınız değerli okuyucular Roboskililer ölmek için değil yaşamak için kaçakçılık yapıyorlar.  Aileler bir nebze de olsa ciğerlerindeki ateşin sönmesi için  çocuklarının katillerinin bulunmasını istiyorlar. Evet Roboskî için adalet, adalet ve yine adalet. Roboskî hiçbir zaman unutulmaz ve unutulmuyacaktır...

*Ehmedê Xanî Derneği Başkanı

(M.E)

YORUMLAR (1 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. <br> Yazılanlardan BasHaber sorumlu tutulamaz.
Xebat 28.12.2016
Elinize sağlık çok güzel olmuş