'Tekmili Birden IŞİD' kitabı üzerine
Araştırmacı yazar Hamide Yiğit, IŞİD’i tekmili birden yazdığı kitabında, kendi deyimi ile; ‘IŞİD’in gökten zembille inmediğini, aksine içinden türediği El Kaide gibi tamamen bir projenin ürünü’ olduğunu ifade ediyor.
27.12.2016

Tuğçe Öz

IMPNews - Araştırmacı yazar Hamide Yiğit, IŞİD’i tekmili birden yazdığı kitabında, kendi deyimi ile; ‘IŞİD’in gökten zembille inmediğini, aksine içinden türediği El Kaide gibi tamamen bir projenin ürünü’ olduğunu ifade ediyor.

Yazara göre; Projenin serüveni, Afganistan’da ABD’nin ezeli düşmanı Sovyetlere karşı savaşta “dinin oldukça etkili bir silah” olduğunu keşfetmesi ve CIA’nın “Allah yolunda Cihadı” icat etmesi ile başladı. Yiğit, Afganistan’da oldukça “kârlı” bir iş çıkaran CIA’nın, cihat sanayisini sürdürerek bunun ürünü olarak El Kaide'nin ortaya çıktığını yazıyor.

Sovyetlerin 1991’de dağılmasından sonra Amerika’nın dünyaya nüfuz eden tek güç olma kurgusunun, 1991-2001 yıllarını kapsayan 10 yıllık bir savaş konseptiyle projelendirildiğini savunan Yiğit, projenin hedefinde öncelikli olarak Kafkasya bölgesi ve Afrika ülkelerinin olduğunu, bunun sonucunda El Kaide’nin Afrika’nın kalbinde yeniden örgütlendiğini savunuyor.   

“IŞİD, El Kaide’nin devamı”

Kitabında El Kaide’nin gelişimi ve Irak’a sıçramasını kronolojik olarak değerlendiren yazar bu savını şöyle savunuyor: “El Kaide tohumları ABD’nin işgali döneminde Irak’ta ekilen IŞİD’ten başkası değildir. IŞİD’in işgal altındaki Irak’ta ABD ordusunun ve CIA’nın gözetimi altında kök salarak büyümesi, 2011’de ABD askerlerinin Irak’tan çekilmesinden hemen sonra kendini IŞİD olarak ilan edip Suriye cihadına girmesi ve aynı zaman diliminde devrini tamamlayan El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in sözde ortadan kaldırılıp, yeni lider Ebu Bekir El Bağdadi’nin önünün açılması tesadüf değildir. Bu çalışmada El Kaide’den IŞİD’e uzanan zincirin halkaları bu yönüyle mercek altına alınacaktır.”

Tekin Yayınevi’nden yayınlanan kitabında IŞİD’in ‘Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi bağlamında El Kaide’nin devamı olarak’ kurgulandığını iddia eden yazar, dünyanın dört bir yandan toplanan cihatçıların Suriye’ye gönderilmesi de; “Suriye halklarının bu küresel kuşatmaya karşı direnişi, bir yandan Ortadoğu üzerindeki emperyalist projeleri başarısız kılmış, öte yandan aslında bu savaşın bir küresel paylaşım savaşı olduğunu ve esas aktörlerin iki kutuplu küresel güçler olduğunu açığa çıkarmıştır” şeklinde tanımlıyor.

IŞİD’in bir ABD projesi olduğunu savunan Yiğit, başta Türkiye olmak üzere IŞİD’in gövdesini besleyen bölgesel güçlerin suç ortaklığının açığa çıktığını ifade ederek, “bu kara belanın en fazla Türkiye’ye rücû etmeye başladığını” söylüyor.

Vekalet savaşı stratejisi

Yiğit, bir ABD icadı olan “vekalet savaşı” stratejisinin yürütücüsü olarak IŞİD’i seçtiğini, bunun ABD istihbaratının bir ürünü olarak ortaya çıktığını ifade ederek şöyle diyor:

“Büyütülüp palazlandırılan ve vahşeti belli bir kıvama geldikten sonra sözde yok edilmesi için harekete geçilen bir süreçte, şu soru önem taşımaktadır: ABD öncülüğünde oluşturulan ve sözde IŞİD’e karşı savaşmak üzere 42 ülkeyi bir araya getiren uluslararası güçler koalisyonu gerçekten IŞİD’i yok etmeyi hedefliyor mu?  Bu sorunun kritiği yapılırken, karşımıza çıkan önemli başlıklardan birisi, IŞİD’in ABD ve diğer yabancı istihbaratların bir icadı olduğudur.”

“IŞİD, ABD’ye zarar vermedi”

IŞİD’in aslında ABD’ye ve ABD’li vatandaşlara hiçbir zaman zarar vermediğini, örneğin ABD’li gazetecinin sözde IŞİD tarafından boğazının kesildiği görüntülerinin tamamen fabrikasyon çekimler olduğunu yazan Yiğit, IŞİD’in Suriye’ye müdahale gerekçesi yapıldığını söyleyerek şöyle açıklıyor: “Gayet açıktır ki, ABD ve müttefiklerinin Suriye’ye yönelik askeri müdahale iznini çıkaramadıkları BM’yi aşarak, Suriye’ye askeri operasyon çekmenin kanallarını bu kez IŞİD açmıştır. IŞİD bahanesiyle BM onayı bypass edilmiştir. Bunun için kamuoyunu ikna etmek üzere IŞİD vahşetleri manşetlere taşınmış ve özellikle ABD kendi kamuoyunu, Amerikalı gazeteciye yönelik ‘IŞİD vahşeti’ görüntülerini (sonradan sahte oldukları açığa çıkan) servis ederek ikna etmiştir. Açığa çıkan bu sahtekarlığa rağmen ABD’nin IŞİD’e karşı operasyonlara devam etmesi, ama ilan edilen binlerce sortilik operasyonlardan IŞİD’in herhangi bir zarar gördüğünün kanıtlanamaması konusu kritiktir. Özellikle IŞİD’i iyi tanıyan ve kendi topraklarında her zaman gözü olduğunu bildikleri ABD’yi iyi analiz eden Arap yazar ve gazetecilerin ortak yargısı şu yöndedir: ABD’nin ne IŞİD’i ortadan kaldırma ne de sınırlandırma niyeti vardır. Çünkü “hiç bir anne kendi yavrusuna kıyamaz!”

(A.T.K)

YORUMLAR (0 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılanlardan imp-news sorumlu tutulamaz