Cumartesi Annesi Karakoç hayatını kaybetti
Cumartesi Anneleri’nden Rıdvan Karakoç’un annesi Asiye Karakoç, 21 yıl beklediği adaleti bulamadan yaşamını yitirdi.
07.12.2016

IMPNews - Cumartesi Anneleri’nden Rıdvan Karakoç’un annesi Asiye Karakoç, 21 yıl beklediği adaleti bulamadan yaşamını yitirdi.

Kayıplarının akıbeti sormak için her Cumartesi Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen kayıp yakınlarından 1995 yılında gözaltına alındıktan sonra cesedi kimsesizler mezarlığında bulunan Rıdvan Karakoç’un annesi ve Cumartesi Annelerinden Asiye Karakoç yaşamını yitirdi.

Felç geçirdikten sonra tedavi olan ve beyindeki konuşma bölümü zarar gören Asiye Karakoç, oğlunun yaşamını yitirmesi ardından ise hiç konuşamadı.

Son yolculuğuna uğurlandı

Karakoç’un cenazesi Gaziosmanpaşa ilçesi Karadeniz Mahallesi Paşaçayırı Camisi’nden Beşyüzevler Mezarlığı’na getirilerek, burada defnedildi. Karakoç, dini vecibelerin yerine getirilmesinin ardından son yolculuğuna uğurlandı.

Cenazede konuşan Cumartesi Anneleri’nden Hanım Tosun, Asiye Karakoç’un mezarına toprak attıktan sonra yarıda kalan mücadelenin kendileri tarafından devam ettirileceğini söyledi. Karakoç’un defnedilmesinin ardından, aile taziyeleri kabul etti.

13 Şubat 2016’da Cumartesi oturumunda Rıdvan Karakoç’un hikayesi şöyle anlatılmıştı:

“Kürt siyasi partilerinde çalışmalar yürüten, Mezopotamya Kültür Merkezi’nin kuruluş çalışmalarında yer alan 34 yaşındaki Rıdvan Karakoç, bu faaliyetleri nedeniyle polisin hedefindeydi.

Hakkında gıyabi tutuklama kararı olan Rıdvan Karakoç’un, İstanbul’da yaşayan ailesinin evi polis ablukası altındaydı. Rıdvan’ı arayan polisler sık sık evlerini basıyor, aileyi tehdit ediyordu.

Rıdvan bu nedenle evine gidemiyor ama ailesi ve posta yoluyla vekâlet gönderdiği İHD avukatlarından Eren Keskin ile düzenli olarak haberleşiyordu. Bu haberleşme 15 Şubat 1995 tarihinden sonra kesildi. Haberleşmenin kesilmesinin ardından ev baskınları son buldu,  evdeki polis ablukası kalktı.

Karakoç Ailesi, tüm mercilere başvuru yaptı ancak sonuç alamadı. Gözaltına alındığı inkâr edilen Rıdvan için devletin tüm kurumları üç ay boyunca “Bizde yok ” cevabı verdi.

Gözaltında kaybedilen oğulları Hasan’ı arayan Ocak ailesi Mayıs ayında Beykoz Savcılığı’ndaki dosyalar arasında tesadüfen Rıdvan’ın işkence görmüş cansız bedeninin fotoğrafını gördü.

Böylece Rıdvan Karakoç’un işkence ile öldürülmüş bedeninin 02 Mart 1995 tarihinde Beykoz’da ormanlık alana atıldığı, ölü muayenesi sonrasında fotoğraflarının çekildiği, parmak izlerinin alındığı, 26 Mart 1995 tarihinde de Adli Tıp’a teslim edildiği gerçeği açığa çıktı. Savcılık dâhil, tüm resmi kurumlardan geçen Rıdvan’ın cansız bedeni emniyette parmak izi olduğu halde ‘kimliği meçhul kişi’ olarak gizlice Altınşehir Kimsesizler Mezarlığı’na defnedilmişti.

3 Haziran 1995 tarihinde Rıdvan’ın mezarına ulaşan Karakoç ailesi onu bulunduğu yerden alarak Gazi Mahallesi Mezarlığı’na tekrar defnetti.

Beykoz Savcılığı’nın 1995/805 esas sayılı soruşturma dosyasında, rutin yazışmalar dışında hiçbir işlem yapılmadı.13 Şubat 2015 tarihinde aile yeniden Beykoz Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Karakoç ailesinin etkin soruşturma yapılarak cezasızlığa son verilmesi ve hakikatin açığa çıkartılması talebi 21 yıldır karşılıksız kaldı.

Rıdvan Karakoç kaybedildiğinde; Reşat Altay İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürü’ydü. Necdet Menzir İstanbul Emniyet Müdürü’ydü. Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü’ydü. Hayri Kozakçıoğlu, İstanbul Valisi’ydi. Nahit Menteşe İçişleri Bakanı’ydı. Tansu Çiller Başbakan’dı. Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı’ydı.”

(M.E)

YORUMLAR (0 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılanlardan imp-news sorumlu tutulamaz