Çerkesler anadillerinin kaybolmasından endişeli
Türkiye'de yaşayan Çerkesler kültürlerinin ve anadillerinin kaybolmasından endişeli. ‘Çerkes Edebiyatı ve Sürgünden Diasporaya Anadil’ başlıklı panelde Adigece'nin geleceği tartışıldı.
20.11.2016

Dilan Almaz

BasHaber- Türkiye'de yaşayan Çerkesler kültürlerinin ve anadillerinin kaybolmasından endişeli. Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü ve Mühürdar Kitabevi'nin düzenlediği ‘Çerkes Edebiyatı ve Sürgünden Diasporaya Anadil’ başlıklı panelde Adigece'nin geleceği tartışıldı.

Bilgi Üniversitesi'nde Kelemet Çiğdem Türk'ün moderatörlüğünde yapılan panelde, Çerkes Edebiyatı'nın usta yazarlarından Meşbaşe İshak, Yazar Mevlüt Atalay, Yrd. Doç. Erol Köroğlu, Adigey Eski Kültür Bakanı Çemişo Gazi ve Çevirmen Fahri Huvaj konuşmacı olarak yer aldı.

Adigece'nin insanları etkileyen ve düşündüren barışçıl bir yapıya sahip olduğunun altını çizen Yazar Mevlüt Atalay, dillerinin kaybolmaması gerektiğine vurgu yaptı. Meşbaşe İshak'ın Çerkes Edebiyatı'na katkılarını hatırlatan Adigey Eski Kültür Bakanı Çemişo Gazi ise başka halkların ya da güçlü ülkelerin içerisinde yaşandığında toplumların ister istemez baskı altında tutulduğunu ve bu durumun da nüfusu az olan halkları savurmakla beraber kendi yollarını çizememelerine neden olduğuna dikkat çekti.

‘Kendi milletinin başına gelenleri özümsemeyen yazar olamaz!’

Çerkes Edebiyatı'nın usta kalemi olan ve şu ana kadar farklı türlerde yaklaşık 100 kitabı basılan Meşbaşe İshak ise, İstanbul'da Çerkeslerle bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu aktararak, tarih boyunca Çerkeslerin yaşadığı acıları anlattı.

Romanlarında kendisine ilham veren duygunun Adigelerin tarih boyunca yaşadığı acılar olduğunu söyleyen Meşbaşe İshak, "20'li yaşlarımda Deniz Dalgası'nı yazdım. Bu öykü sürgün anlatıyordu. Bunları yazmak zorundaydım. Hiçbir ülkenin yazarı kendi başına gelenleri özümsemeden yazar olamaz" değerlendirmesinde bulundu.

Başka halkların haklarını da koruyarak barış ve huzur içerisinde yaşanılmasının mümkün olduğunu söyleyen İshak, her koşulda anadilde edebiyata sahip çıkılması gerektiğine dikkat çekti. İshak, Adigelerin diğer halkların da haklarına sahip çıkarak kendi öz kültürlerini unutmaması gerektiğini vurguladı.

Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Erol Köroğlu ise, Türk tarih ve edebiyat kitaplarında Çerkeslerin sürekli hain olarak tanımlanmasını eleştirerek, "Çerkes Ethem konusu edebiyatta ve tarihte ele alındığında asimilasyon için kullanıldığını görüyoruz" dedi.

"Çerkesler soykırıma uğramamışlarsa bile 1863 yılından bu yana soykırıma uğramıştır" diyen Köroğlu, Çerkes Edebiyatı'ndaki eserlerin Türkçeye çevrilmesi için çaba sarf edilmesi gerektiğini vurguladı. Çerkes tarihinin ve kültürünün mutlaka anlatılması gerektiğini dile getiren Köroğlu, "Şu an ki kanlı ve anlamsız Ortadoğu içinde Çerkeslerin hikayesinin anlatılması diğer halkların da yararına olacaktır" ifadelerini kullandı.

Panel katılımcıların soruları ve yorumlarını konuşmacılarla paylaşmasından sonra sona erdi. Öte yandan Yazar Meşbaşe İshak, Mühürdar Kitabevi'nde okuyucularıyla bir araya geldi.

(D.A)

YORUMLAR (0 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. <br> Yazılanlardan BasHaber sorumlu tutulamaz.