Ok Kib Bye: Bir web dizisi
Yönetmen Onur Cansız'la internet dizilerini ve senaryo kadrosunda yer aldığı ve yönetmenliğini yaptığı Ok Kib Bye dizisini konuştuk.
14.08.2016

Mustafa Ergün

IMPNews- Toplumsal her olayın bir şekilde sanatı etkilediği herkesçe kabul edilir bir yargıdır. Bir sanat olarak sinemanın zaman içindeki evrimi de toplumsal değişim ve dönüşümlerin bir bakıma aynası olarak karşımıza çıkıyor. Lumiere Kardeşlerin “Bir Trenin Gara Girişi” adlı kısa filmi çekerken ne hissettikleri tahmin edilebilir bir şey olmasa da, günümüzde sinema izleyicisinin öyküye kapıldıkça geleceğe yönelik korkusunun yanıltıcı bir tutkuya bırakıldığı da açık.

28 Aralık 1895 tarihi, sinemanın başlangıcı olarak kabul edilir. Sinemanın başlangıcı ilk filmin çekildiği tarih değil de, Lumiere Kardeşlerin Paris’te ilk film gösterimini yaptıkları tarihtir. Bu da bize gösterimin, sinema sanatının sadece bir ayağı değil, bir bakıma kendisi olduğunu gösteriyor. Lumiere Kardeşler sinemanın ilk tutkunları olarak Edison’un geliştirdiği kamera ve gösterim cihazlarını üretmeye devam ettiler. Böylece sinema zamanla bir sanat dalı ve sektör haline geldi.

Buradan günümüze gelmek gerekirse, 20. yüzyılın ortalarında internetin keşfedilmesi ve sonlarına doğru yaygınlaşmasıyla, sinema kendine yeni bir salon keşfetmiş oldu. Özellikle 2000’li yılların başlarında film ve dizilerin internet portallarında yayınlanması telif hakları gibi birçok soruyu beraberinde getirirken, düşük bütçeli, büyük sinema salonlarında veya televizyonlarda yer bulamayan yapımlar için de yeni bir hareket alanı oluştu.

Buna ek olarak, internet öldürücü darbeyi son birkaç yılda yaptı diyebiliriz. Artık sadece video paylaşım sitelerinde yayınlanan ve henüz deneme aşamasında diyebileceğimiz diziler yayınlanmaya başlandı. Dünyada bunun başarılı bazı örneklerine rastlansa da Türkiye’de de artık rastlıyoruz.

Sinemaya başarılı kısa filmlerle başlayan Yönetmen Onur Cansız da, Ok Kib Bye adıyla sosyal paylaşım sitesi YouTube’da bir diziye başladı. Onur Cansız’la internet dizilerini ve senaryo kadrosunda yer aldığı ve yönetmenliğini yaptığı Ok Kib Bye dizisini konuştuk.

Öncelikle Onur Cansız kimdir kısaca?

Haziran 76 Adana’nın çatır sıcağında ciğerlerine azot, poposuna şaplağı yemiş ve böylece dünya gayesine başlamış aciz bir kuldur.

Sinemayla ilginiz nasıl başladı?

Adana’da bir pasajda berberlik yapan babamın dükkanının üstünde bir sinema vardı. Sürekli sinemaya giderdim. Sinemadaki teşrifatçı babamın müşterisiydi. Film başlayınca seyircinin salondaki durumuna göre ben de salona girer film izlerdim. İzleyicilik o zamanlarda, film yapmam da 2012’de İstanbul’a gelip senaryo ve yönetmenlik eğitimi almamla başladı.

“İnternetteki bir eksiği kapatmak istedik”

Daha önce kısa film çalışmalarınız ve başarılarınız oldu, neden bir internet dizisi çekmeyi düşündünüz?

Kısa film çekmek aslında çok keyifli ve zor. Aklımdan geçen öyküler genelde kısa metraj filme uyarlanabilen şeylerdi. Fakat sonrasında bir web dizisi yapma düşüncesi oluştu. Peki ne çekecektik? Dedik ki kendimizi çekelim. Nişanlı bir çift olan Melis ve Uğur’la aynı evi paylaşıyorum ben normalde. Haydi o zaman uzaklarda aramayalım hikayeyi bu evin hallerini çekelim. İnternette bir eksikliği sevabıyla günahıyla kapatmaya çalışalım istedik.

“Daha rahat bir mecrada göstermek istedik”

İnternetin geniş kullanım alanları bulması sonrasında insanların hayatları ve ihtiyaçları da buna göre şekillenmeye başladı. Kültürel ürünler de bunun bir parçası haline geldi. Haliyle diziler de internette izleniyor. İnternet dizilerinin avantajları ve dezavantajları hakkında ne söylemek istersiniz?

Televizyondan dizi izleyen kesim belli fakat internetten dizi izlemek isteyenlerin ihtiyaçlarını karşılayacak bir dizi pek yok. Eskiden birkaç sitcom örneği vardı ama onlar da internetten televizyona geçtiler ve uzun soluklu olamadılar. Biz de internette dizi izlemek isteyenleri düşündük. Ayrıca kendimizi çok sıkıntıya sokmamıza da gerek kalmayacaktı. Sigarasıydı argosuydu vs. daha rahat bir mecrada göstermek istedik işlerimizi.

Ok Kib Bye’ye gelmek gerekirse, nasıl çıktı bu fikir ortaya?

Dediğim gibi. Melis’le sürekli fikir alış verişi yaparım. Hikayeler, öyküler, senaryolar… bir sabah uyandım ve dedim ki; Melis gel bir dizi çekelim. Ne çekelim dedi. Kendimizi dedim ve daha önce planlı programlı gitmesi için uğraştığımız işleri bırakıp çok kısa sürede senaryoyu yazıp çekmeye başladık. Çok hızlı gelişti yani. Bir de baktık ki internete yüklenmiş bile.

Ekibiniz de oldukça renkli ve iyi düşünülmüş karakterler olduğu göze çarpıyor. Kaç kişisiniz senaryo ekibinde?

Senaryo ve karakter oluşturma ekibinde iki kişiyiz. Ben ve Melis. Melis zaten metin yazarıdır. Sinemanın reklam piyasasının ve sosyal medyanın içinden gelmiş biridir. Bu noktada kafa frekanslarımız çok uyumlu çalışıyor onunla.

“Mizah ciddi bir iştir ve zordur”

Büyük bütçeli yapımlar olmadığı için genellikle oyuncu sıkıntısı oluyor, siz oyuncu bulmakta zorluk çekiyor musunuz?

Aslında çekmiyoruz. Çünkü öğrencilerimiz oyuncu. Melis tiyatro eğitmenliği de yaptığı için çevresi çok geniş ve arkadaşlarımız bize sağ olsunlar yardımcı oluyor.

Dizinin ilk bölümü yayınlandı. Nasıl bir tepkiyle karşılandınız?

Beklediğimizden çok daha fazla beğenildi. Aslında çok tedirgindik. Gerçi ilk bölümün günahı olmaz derler ama yine de memnunuz şimdiki durumdan.

Ok Kib Bye daha çok güldürüye dayalı bir dizi, güldürüye dayalı olmasının nedeni toplumsal kırılmalar veya ihtiyaç mı sizce? Neden güldürüyü seçtiniz?

Mizah ciddi bir iştir aslında ve de zordur. Özellikle absürt komedi türünde örnekleri görmek zordur ülkemizde. Dediğim gibi bir eksikliği gidermek istedik ve gerçekten de gülmeye hepimizin ihtiyacı var.

“Finansman bulamazsak uzun soluklu olmayacak”

Bazı istisnalar olsa da, internet dizileri genellikle kısa soluklu oluyor. Bunun nedeni ne sizce ve bu sorunu aşmak için ne gibi öngörüleriniz var?

Prodüksiyon zor iştir. Kısa soluklu işlerin olmasının en büyük sebebi tabi ki maddiyat. Ürünler insanlar destek verdiği sürece sürer. Hem alıcısı olmayan bir ürünü kim ne diye üretsin ki?

Türkiye’de internet kullanımı yaygın olsa da, insanlar geri dönüş aldıklarını düşünmedikleri için olsa gerek, diğer ülkeler gibi internet reklamlarına yatırım yapılmıyor. Siz finansman sorununu nasıl aşmayı düşünüyorsunuz?

Biz şu ana kadar çektiğimiz bölümleri kendi imkanlarımızla yaptık. Finansman desteği bulamazsak maalesef bizim dizi de uzun soluklu olamayacak. Bu sebeple internet reklamları ve sponsor desteği dizimizin sürdürülebilirliğini sağlayacak. Bu yönde çalışıyoruz biz de.

“Her şeye açığız”

Devasa prodüksiyonlarla çekilen dizileri düşündüğümüzde sizin ekip oldukça dar bir kadrodan oluşuyor. Dizinin yayınlanma periyodları nasıl olacak? Haftalık, 15 günde bir, ayda bir? Yetiştirebiliyor musunuz?

Kendi yağında kavrulan bir ekip için oldukça koordineli çalışıyoruz diyebilirim. Kadromuz dar olsa da her bölümde yeni bir karakteri göreceğiz. Belki ilerleyen zamanlarda dizinin süresi uzar ve daha kalabalık bir kadroyla bölümler ilerler. Yazmak ve çekmek biraz zor oluyor ama yetiştireceğiz. Dizimiz haftada bir bölümle izleyenlerle buluşacak.

Bildiğim kadarıyla yan karakterlerle besliyorsunuz çekirdek kadronuzu, ileride kadro genişlemesine gider misiniz?

Aslında her şeye açığız eğer aklımıza yatarsa. Bu yüzden neden olmasın diyorum ama şu anda çekirdek kadro kendi arasında güzel bir uyum oluşturmuş durumda. İlerleyen bölümlerde daha da kaynaştığını bölümleri izleyenler görecek.

Bize vakit ayırdığınız için teşekkür ediyorum.

Ben de bu fırsatı tanıdığınız için sizlere çok teşekkür ediyorum.

(M.E)

YORUMLAR (1 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılanlardan imp-news sorumlu tutulamaz
Bir Dost 15.8.2016
Tebrik ederim Onur hocam. Şuan çok iyi gidiyor dizi. Başarılarınız daim olsun ve artsın. Maltepe GM A.A