Zagros'un ötesinde: Zamana yayılmış Kürd tehcir gerçeği
Kürd yazar Pervin Erbil’in son kitabı Zagros’un Ötesine:  Zamana Yayılmış Kürd Tehcir Gerçeği, Ermeni soykırımının yaşandığı yıllarda, yani 1916-17’li yıllarda Kürdlerin de Orta Anadolu’ya tehcir edildiklerini aktarıyor.
26.06.2016

Adem Özgür

IMPNews- Kürd yazar Pervin Erbil’in son kitabı Zagros’un Ötesine:  Zamana Yayılmış Kürd Tehcir Gerçeği, Almanya Parlamentosu’nun Ermeni Soykırımı tasarısını kabul ettiği şu günlerde kitapçılarda yerini aldı. Erbil son kitabında, Ermeni soykırımının yaşandığı yıllarda, yani 1916-17’li yıllarda Kürdlerin de Orta Anadolu’ya tehcir edildiklerini aktarıyor.

Ermeni Soykırımı’nın Alman Parlamentosu’nda kabul edildiği şu günlerde, bir başka tehcire, Kürd tehcirine ışık tutan Kürd yazar Pervin Erbil, yazdığı son kitabında hem 1915 olaylarına değiniyor, hem de birçok Kürd araştırmacının unuttuğu bir gerçeği gözler önüne seriyor. Antropolog ve yazar Erbil’e göre 1916-1917 yıllarında Kürdlere karşı büyük bir tehcir politikası uygulandı.

“Tehcirden sağ kurtulanlar Konya Ovası’na varabildi”

Yazar, Zagros’un Ötesine: Zamana Yayılmış Kürd Tehcir Gerçeği adlı kitabında 1916-17’da yaşananlara ilişkin şunları aktarıyor: “1916 yılının kış aylarında Erzurum, Muş, Bingöl, Van, Palu ve Bitlis illerinden yüz binlerle ifade edilebilecek sayıda Kürd, kafileler halinde güneye, Yukarı Mezopotamya’ya, en çok da Urfa’ya sürüldü. Ancak, Yukarı Mezopotamya ve Urfa sürgün kafileleri için kalıcı bir yerleşim yeri olmayıp yalnızca bir ara istasyondu. Sürgünlerin buradan Konya Ovası’na geçmeleri isteniyordu. Varabilenler için Konya Ovası, son duraktı.”

“Birçok insan hastalıklar sonucu öldü”

Osmanlı devletinin baskı, asimilasyon ve şiddet politikaları sonucu Kürdistan’dan Orta Anadolu’ya sürgün edilen Kürdler; zorunlu iskân, sürgün ve yeni yaşam alanları gibi kavramlarla karşı karşıya bırakılır. Orta Anadolu’nun verimsiz topraklarında zorunlu iskâna tabi tutulan Kürdlerin izine, daha 15.yy’dan itibaren rastlanılmaktadır. Yine, Kürdlere yönelik sürgün politikaları İttihat ve Terakki dönemi ile Cumhuriyet’in kuruluşunun ilk yıllarında da devam eder. Yazar Erbil, Kürdlerin İttihat ve Terakki Hükümeti’nce yoğun olarak bu bölgeye sürgün edildiğini, tehcir sırasında birçok insanın çeşitli hastalıklar sonucu yaşamını yitirdiğinin altını çiziyor.

 “90 bin çocuk öksüz ve yetim kaldı”

11 Mayıs 1919 tarihli Tasvir-i Efkâr gazetesinde konuya ilişkin olarak yayınlanan sayısal veriler herhangi bir kestirimi gereksiz kılıyor. Gazeteye göre Kürd illerinden tehcir edilenlerin sayısı 902 bin 865 kişiydi ve tehcir sırasında 701 bin 166 zayiat verilmişti. Pervin Erbil, bu durumu şöyle açıklıyor: “90 bin çocuk öksüz ve yetim kalmıştı. Bu durumda çocuklarla beraber bu felaketi atlatarak devletin gösterdiği yerleşim hedefine varabilenlerin sayısının 201 bin 699 ile sınırlı olduğu açıktır. Orta Anadolu bozkırlarına ulaşabilenlerin sayısı da 100 Türk’e 10 Kürd oranında bir iskâna elverecek miktardaydı ve az sayıdaki bu kitle Konya Ovası’nda Türk köy ve kasabalarına çekirdek aile temelinde dağıtıldı.”

Tehcir köyü Burunağıl’da kültürel değişimler

Yazar, 1916-17 yıllarında Kürdistan’dan Orta Anadolu’ya tehcir edilen Kürdlerin yaşadığı bir Kürd köyünden de söz ediyor. Özel olarak bu köydeki insanlar üzerinden bir portre çıkaran yazar, Konya’nın Kulu ilçesine bağlı Burunağıl köyünde yaklaşık 2 hafta kalıyor ve gözlemlerini kitabında aktarıyor. Yazara göre Burunağıl köylüleri tehcire uğrayan tüm insanların taşıdıkları özellikleri taşıyordu: “Burunağıl, 1916-17 yıllarında Eleşkirt, Patnos ve Tutak’a bağlı köylerden Rus işgali bahanesiyle çıkarılan köylülerce 1919’da kurulmuş bir köydür. Burunağıl’da yaşamakta olan bugünün köylüsü, atalarının anayurtlarını Rus işgali nedeniyle terk etmek zorunda kaldıklarına inanmaktadır. Ancak köylüye göre bu demografik hareket, içsel irade ile ortaya çıkan doğal bir öz savunma durumudur.”

(M.E)

YORUMLAR (0 Yorum)

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılanlardan imp-news sorumlu tutulamaz