Demokratik Suriye Meclisi (DSG) ile Suriye Rejimi arasında 27 Temmuz'da resmi olarak görüşme kapısının açılması Suriye ve Kuzey Suriye için yeni bir aşamadır. SDM’nin, İlham Ahmed başkanlığındaki; Kürd, Arap ve Süryaniler’den oluşan heyeti Suriye hükümeti ile Şam’da masaya oturdu. Burada çok önemli olan merkezi demokratik bir yönetim için iki tarafın "Görüşme ve müzakerelerin ilerlemesi doğrultusunda anlaşmalarıdır. "Merkezi Demokratik Suriye" konusunda iki tarafın bakış açısı ve yorumları farklıdır. Buna rağmen anlaşma yolunda, bu görüşme birinci aşamadır. SDM ilk adımda daha çok hükümet hizmetlerinin bölgeye gelmesi, hükümetin hedefi de egemenlik-iktidarını sınır bölgelerine kadar yaymaktır. Suriye’nin Kuzeyi acil olarak hizmet, imar, okul, hastahane ve bir bütçeye ihtiyaç duymaktadır.

Kürd Heyeti’nin Şam’a hareket etmeden önce ABD Özel Temsilcisi Brett McGurk ile görüşmesi olumlu bir noktaydı.

Suriye rejimi ve Kuzey Suriye yönetimi Suriye’nin geleceğinin kolay bir şekilde belirlenemeyeceği ve anlaşmaları gerektiği konusunda hemfikirdirler. İki taraf birbirlerine muhtaçtır. Suriye rejimi Rusya’nın baskısı altında, Rusya da Amerika’nın baskısı altındadır. Şam rejimi silah zoru ile egemenliğini Suriye’nin Kuzeyine dayatamaz. Bu bölgede çıkacak bir savaş başka bir savaşın kapısını açacaktır. Kuzey Suriye Yönetimi; Kürd, Arap, Süryani ve diğer halklar ve dinsel gruplar IŞİD’i yenmek ve ülkedeki huzurdan emin olmak istiyorlar. Çünkü halen Türkiye’nin baskı ve tehditleri devam ediyor. ABD’nin planları net değil. Eğer Rusya ve İran, Suriye Rejimi’nin Kuzey Yönetimine girişeceği saldırıda Şam’a yardımcı olursa bölgenin durumu kritikleşecektir. 

Kısacası; İki taraf birbirlerine muhtaçtır, koşullar iki tarafından anlaşmasını gerekli kılıyor. İki tarafın ortak rakipleri; Türkiye, Türkiye’nin desteklediği silahlı gruplar ve IŞİD’dır. İki tarafın anlaşmamaları durumunda Türkiye ve radikal gruplar iki taraf için de tehlikeli bir konuma gelecektir. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye Rejimi’nin gelecek için anlaşmalarını engelleyecek ciddi çatışmalar yaşanmamıştır. Türkiye’nin itirazlarından dolayı SDG görüşme müzakerelerinden dışlanmış, barış görüşmelerine alınmamıştır. Her ne kadar Esad yönetimi ile antlaşma acı da olsa en iyi çözüm şeklidıi, çünkü uluslararası güçler Esad rejiminin değişmesinden vazgeçtiler ve rejim şu anda güçlü konumdadır.

SDG ve Asayiş güçlerinin geleceğine dair konularda Kuzey Suriye Yönetimi ile Şam rejimi arasında derin çelişkiler var. Kuzey Suriye, Kürdler’in deyimi ile Güney Batı Kürdistan sahip olduğu yönetim şekli ile kendisini yeni koşullara adapte edebilir. Demokratik Konfederalizm, federalizmden değil kendini yönetmeden bahs ediyor. Eğer iki yönetim müzakerelerde anlaşabilirlerse ve Salih Müslim’in de dile getirdiği gibi uluslararası güçlerin garantörlüğü olması durumunda da Güney Batı Kürdistan gelecekte yeni inşaanın temellerini atabilir.

Kürdçe / Soranice'den çeviren: Rojhat BADİKİ