Modern çağın en sihirli kelimelerinden biri basındır. Basının  modern dünyanın olmazsa olmaz bir olgusu olduğu hususu,  sürekli olarak  ifade edilmektedir. Gerçekten basın, dünyada  ne olup bittiği konusunda insanları bilgilendirme aracı olduğu gibi, insanlara dünyaya bir bakış açısı kazandırma  yani dünya görüşü edindirme konusunda  da eşsiz bir bilgi ve düşünce kaynağı  olma durumundadır.

Demokratik, özgürlükçü ve çoğulcu bir sosyal ve siyasal düzenin olmazsa olmaz dinamiğini basın  ve kitle iletişim  araçları oluşturmaktadır. Demokrasi ve hukuk niteliğine sahip olmayan devletler,  kendilerine bağımlı ve güdümlü bir basın ve kitle iletişim  araçları sisteminin oluşmasını  isterler. Devletleştirilmiş basın ve iletişim, aslında basın ve iletişim ismini hak etmemektedir. Sahici anlamda basın ve iletişim, devletin dışında kalan, devletin hiçbir şekilde müdahale etmediği, tamamen  toplumun bütün renkliliği ve çeşitliliğiyle kendisini ifade ettiği ve ortaya koyduğu  alandır. Devlet ve basın-iletişimin  birbirinden tamamen ayrılmamış olması, bugün dünyada yaşanan basın ve iletişim özgürlüğü  ihlallerinin ana kaynağını oluşturmaktadır.

Örgüt ve parti gibi  güçlü yapılar,  basın ve iletişim üzerinde etkin olmaya çalışan diğer yapılardır. Parti ve örgütler için asıl olan kendilerine bağlı ve bağımlı bir  basın  ve iletişim ağının yaratılmasıdır. Başka bir ifade ile örgüt ve partiler, kendi malları  olacak bir basın ve iletişim yaratmak için kaynak ve imkanlarını seferber etmenin yarışında olmaktadırlar.

Örgütlerin ve partilerin yarattığı basın, partizan basın ve iletişim olarak nitelenmeyi hak etmektedir. Basın ve iletişim araçları, örgüt ve partinin  ideolojisini ve faaliyetlerinin toplumda  iyi propaganda etme şeklinde  bir misyona sahiptirler. Partizan basın ve iletişim konseptinden, evrensel anlamda demokratik, özerk, çoğulcu ve çok boyutlu bir basın deneyiminin ortaya çıkması mümkün değildir.

Basın, Kürd toplumunun hayatında önemli bir yere sahiptir. Kürdler, Ortadoğu, Avrupa ve Amerika başta   olmak üzere neredeyse dünyanın  her yerinde olan  olaylarla yakından ilgilenen bir topluluktur. Kürdler, her yıl 22 Nisanı Kürd Basın Günü  olarak kutlamaktadırlar. Bu günün kutlanmasının sebebi, ilk Kürdçe gazetenin 22 Nisan 1898 Tarihinde basılmış olmasıdır. İlk Kürdçe gazetenin  basılmasından bu yana  Kürd coğrafyasında sayısız basın, yayın ve iletişim  çalışmasının gerçekleştiğini görmekteyiz.  Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin kurulmasıyla beraber Kürd medyası  çok farklı bir yöne evrilmiş durumdadır. Bugün Rudaw ve K24  gibi  çok güçlü Kürd basın yayın organları bulunmaktadır. Bu basın yayın organları, sadece Kürdistan bölgesine değil, bütün Ortadoğu’ya ve dünyaya Kürdistan bölgesinde ne olup bittiğini ulaştırmaya çalışmaktadırlar.

Kürdistan bölgesinin  kendisini dünyaya  anlatmaya çabasının bir ürünü olarak ortaya çıkan yayın organlarından birisi BasHaber isimli haftalık gazete olmuştur. BasHaber, haftalık olarak  Kürdçe ve Türkçe  olarak  125 sayı yayınlanmıştır. Kürdistan ve Ortadoğu  basın tarihi içinde şimdiden kendisine özel bir yer edinen BasHaber gazetesi,  ortaya  farklı haber ve yorum kaynağı koymanın mümkün olduğunu gösteren önemli bir deneyim olmuştur.

BasHaber, uluslararası standartlarda haber ve yorum  kaynağı olmayı başaran bir yayın organı olarak Kürd ve Ortadoğu medyası tarihine geçecektir. Gerçek anlamda haberin peşinde koşan BasHaber,  haberin doyurucu bir şekilde yorumlanmasını sağlamak  için de farklı  kaynaklar bulmaya çalışmıştır. Ortadoğu’da ve Kürdistan’da  uluslararası standartlarda  gazetecilik yapmanın  ender bir örneği BasHaber çizgisinde gerçekleşmiş bulunmaktadır.

BasHaber,  partizan medyanın hakim olduğu coğrafyamızda  dengeli, nesnel ve çok yönlü bir yayın organı olmaya çalışmıştır. BasHaber,  algı operasyonları ve manipülasyonlar yapmanın peşinde olmamış, hiç kimsenin sesi olmamıştır. Bölgemizde ne olup bittiğini aktarma ve anlamanın dışında hiçbir önceliğin  Bas Haber çizgisinde yeri olmamıştır. Partizan medya anlayışının  yıkıcılığı, kısırlığı ve verimsizliği sayısız  tecrübeden anlaşılmasına rağmen, ısrarla  basının partizanlığın aracı olarak görülmesi çok üzüntü vericidir. Partizan medya, bir partiyi veya kliği  tatmin edebilir, ama partizan medya anlayışının  bir toplumu dünyaya taşıması mümkün değildir.

Örgütler ve partiler arasında bir savaş aracı olma işlevine sahip partizan medya organlarının aksine Bas Haber, farklı siyasal ve sosyal görüşleri birlikte yansıtmaya çalışmıştır. BasHaber, partizan ve sekter sınırların ötesinde Kürdistan bölgesinin  dünyaya açılan  geniş açılı bir penceresi olmuştur. BasHaber olgusu, partizan medya  hakimiyetinin verimsizliğini ortaya koyduğu gibi, yapıcı ve dengeli bir medya anlayışı ihtiyacını karşılayan köprü medya olarak nitelediğimiz  yaklaşımın öncüsü olmuştur.

Partizancılığın, klikçiliğin ve örgütçülüğün egemen olduğu birçok medya organında kalemler, kılıç gibi kullanılmakta,  hasımlar birbirini ötekileştirmekte ve öcüleştirmektedir. Şiddet, silah ve savaş yüceltilmektedir. Bas Haber, ötekileştirici bir dil kullanmadığı gibi, şiddeti, silahı ve savaşı hiçbir şekilde  meşrulaştırıcı ve yüceltici bir tutum içinde olmamıştır. Savaşın şiddetin ve silahın egemen olduğu Ortadoğu’da BasHaber, Kürd toplumunun günlük hayatına, eğitimine, kültürüne, müziğine, sanatına, edebiyatına, folkloruna da ulaşmaya çalışmıştır.

BasHaber, Kürdistan Bölgesi'nin kendi içine kapanmaması, onun  Ortadoğu ve dünya ile yoğun ilişkiler geliştirmesini savunan bir çizgi  izlemiştir. Bu bağlamda BasHaber, Kürdistan Bölgesi ile Türkiye arasındaki ilişkilerin önemini kavrayan ve bu çerçevede Türkiye ve Kürdistan’da olup biteni sağlıklı bir şekilde aktarmaya çalışan önemli bir köprü vazifesi görmüştür.

BasHaber’de yayınlanan  köşe yazıları ve analizler,  belirli bir görüşü dikte etme amacında değildirler.  Köşe yazılarında akademik ve özgün bir çizgi  olmasına özen gösterilmiştir. Her köşe yazarı, belirli  bir görüşü dikte ettirmek yerine, konuyla ilgili  yapmış olduğu yorumla  okuyucuya bir pencere açmaya çalışmıştır.

BasHaber,  basında bir olgu olarak yayın hayatını tamamlamıştır. BasHaber, bütün kısıtlı imkanlara ve kaynaklara rağmen demokrat, özerk, çoğulcu, hukuku ve uluslararası  standartları esas alan bir yayıncılık  pratiğini gerçekleştirmiştir. BasHaber,  insanı, haberi ve düşünceyi sahici anlamda  esas alanlar için çok değerli bir  arşiv olarak tarihteki yerini almış, tarihe önemli notlar düşmeyi başaran bir yayın organı olarak hafızalarda hatırlanmaya devam edecektir.